Haber

15 Temmuz Yeniden Diriliş Konferansı

15 Temmuz Yeniden Diriliş Konferansı
1 Aralık 2017

15 Temmuz Yeniden Diriliş Konferansı

Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü tarafından 15 Temmuz Yeniden Diriliş adlı konferans düzenlendi.

 

BİR MİLLET KORKMADIĞI İÇİN YÜKSELİR VE TARİHE ŞAN VERİR

Konferansa konuşmacı olarak Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz, Türkiye Gençlik Vakfı İl Temsilcisi Mustafa Tekertarla katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmasını Türkiye Gençlik Vakfı İl Temsilcisi Mustafa Tekertarla yaptı.  Tekertarla’nın konuşmasının ardından Kuran-ı Kerim tilaveti okundu. Tilavetin ardından Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz’ın konuşmalarına geçildi. Konuşmasına Mevlid Kandilini kutlayarak başlayan Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz, “Bugün üzerinden bir buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen 15 Temmuz’u önemli bir dönüm noktası olarak kodlamış bulunuyoruz. 15 Temmuz’u ne kadar konuşsak azdır ne kadar anlatsak azdır çünkü belki de yüzde doksanımızın hayal bile etmeyeceği bir olayı yaşadık 15 Temmuz 2016 gecesi. O gün Allah da bizim kalplerimizden korkuyu aldı. Allah’ın bir milletin kalbinden korkuyu alması pek az millete nasip olan bir niteliktir. Bu herkese nasip olmaz. Bizi bu topraklarda yaşayan milleti farklı kılan da işte budur kardeşlerim. Biz tarihte kas gücümüz çok fazla olduğu için veyahut çok uzun boylu olduğumuz için çok dayanıklı olduğumuz için destanlar yazmadık. Bizim tarihte destanlar yazmamızın en büyük sebebi ölümü öldürmemiz, korkuyu öldürmemizdir. Korkmadığı için bir millet yükselir, şan verir tarihe” dedi.

 

BİZİ AYAKTA TUTAN ŞEY TOPLUMUN İRFANIDIR

Türk Milletinin Anadolu’da uzun yıllardır hüküm sürdüğünü söyleyen Dr. Küçükyılmaz, “Bu topraklarda bu millet 1000 yıldır ayakta kalabiliyorsa ki tarihte hiçbir toplum bizim kadar bu topraklarda ayakta kalabilmiş, hüküm sürebilmiş değil. Hititler, Frigler, Medler, Persler, Mezopotamya’dan gelenleri de dâhil ediyorum veya Yunanlılar da bu topraklara gelip geçiyor zaman zaman. İskender döneminde Makedonlar da gelip geçiyor değil mi? Bunların hepsinin ömrü 150-200 yıl en fazla. Biz 1000 yıldır buradayız. Bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Bu millet burada 1000 yıl nasıl durdu? Şahadet arzusu ve ölümü öldürmek. Onlar Cenab-ı Hakkın bize verdiği nimetler. Biz Malazgirt’in bir efsane olmadığını, Çanakkale’nin bir hikaye olmadığını Kurtuluş Savaşı’nın, Dumlupınar’ın, Sakarya’nın bir fasarya olmadığını 15 Temmuz gecesi gördük işte. Bizi ayakta tutan bu şey bu toplumun irfanıdır” dedi.

 

BİZİM TOPRAKLARIMIZDA BİZİM İNSANIMIZI DEVŞİRDİLER

İçimizden çıkan fetöcüleri çok iyi tanımamız gerektiğini ve güvenli bir gelecek inşa etmemiz gerektiğini söyleyen Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz, “Biz tarihin hem kara hem ak sayfalarını yazmaya aday olabiliriz. Burada kararı biz vereceğiz. Bizim diğer milletlerden farklarımızı da iyi bileceğiz ve içimizden çıkan fetöcülerden farkımızı da çok iyi bileceğiz. Onlar bizim sokaklarımızda büyüdüler, bizimle aynı sıraları paylaştılar, bizim mahallelerimizden çıktılar. Onların en büyük farkı bu milletten kendilerini gizlemeleriydi. Öyle gizlendiler ki, efendileri onlara çıkın şu sokaklara ve darbe yapın dedikleri zaman ne yapacaklarını bilemediler. Önce senkronizasyonu tutturamadılar. Gece 3’te yapmaları gerekirken erken deşifre oldukları için akşam 9’da başladılar. Geçmişte hiçbir darbecinin düşmediği hataya düştüler. Bu millete ateş açtılar. Bu milletin içinden çıkan insanlardı onlar mankurtlaşmışlardı, teslim alınmışlardı, devşirilmişlerdi. Tarihte bizi güçlü yapan işlerden bir tanesi de devşirme sistemidir”

 

ÖLÜMLE BURUN BURUNA GELDİK

“Osmanlı Avrupa’nın özellikle balkanların en güçlü, en yetenekli, en güçlü, en zeki evlatlarını almaktaydı ve onları İslam ile şereflendirip, devletin ve milletin hizmetine takdim etmekteydi. Buna batılılar devşirme sistemi dediler. İşte o batılılar aradan geçen yüzyıllar içerisinde aynı sistemi bize uyguladılar. Bizim topraklarımızda bizim insanımızı devşirdiler, bize karşı kullandılar. Şimdi bunlarla bizim aramızdaki en önemli farklardan bir tanesini Kuran-ı Kerim söylüyor.  ‘ Ey iman edenler siz Allah’ın dinine yüz çevirirseniz Allah sizin yerinize bir kavim getirir. Onlar Allah’ı sever. Onlar müminlere karşı zillet sahibidirler. Onlar kafirlere karşı da izzet sahibidirler. Onlar Allah yolunda cihat ederler. Kınayanında kınamasından korkmazlar. Bu Allah’ın herkese verdiği bir lütuf değildir’ İşte ölçü burada. Bizim 15 temmuzdan itibaren her an bizi kuşatan bir duygu olarak yaşamamız gereken şey şudur: Biz o gece ölebilirdik. Birçoğumuz ölümle burun buruna geldik. Bir millet olarak düşünmemiz gereken şu ki aslında biz o gece öldük.  Şehitlerimiz gazilerimiz ve Allah’ın gökten inen orduları sayesinde bahşedilmiş fazladan bir hayatı yaşamaktayız. Bu bilinçle yaşadığımız zaman yeni bir Türkiye inşa edebiliriz.  Güvenli bir gelecek inşa edebiliriz. Çocuklarımıza, torunlarımızda bir daha böyle darbecilerle karşı karşıya kalmayacakları bir Türkiye bırakabiliriz” dedi. Programın sonunda Üniversitemiz Genel Sekreteri İsmail Altan Akgün tarafından Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz’a plaket takdim edildi.

 




Bir Yorum Yap





Haber
Bu Web Sitesi ÜN Ajans Tarafından Tasarlanmıştır.

15 Temmuz Yeniden Diriliş Konferansı

Haber Giriş Tarihi: 1 Aralık 2017
15 Temmuz Yeniden Diriliş Konferansı

15 Temmuz Yeniden Diriliş Konferansı

Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümü tarafından 15 Temmuz Yeniden Diriliş adlı konferans düzenlendi.

 

BİR MİLLET KORKMADIĞI İÇİN YÜKSELİR VE TARİHE ŞAN VERİR

Konferansa konuşmacı olarak Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz, Türkiye Gençlik Vakfı İl Temsilcisi Mustafa Tekertarla katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmasını Türkiye Gençlik Vakfı İl Temsilcisi Mustafa Tekertarla yaptı.  Tekertarla’nın konuşmasının ardından Kuran-ı Kerim tilaveti okundu. Tilavetin ardından Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz’ın konuşmalarına geçildi. Konuşmasına Mevlid Kandilini kutlayarak başlayan Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz, “Bugün üzerinden bir buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen 15 Temmuz’u önemli bir dönüm noktası olarak kodlamış bulunuyoruz. 15 Temmuz’u ne kadar konuşsak azdır ne kadar anlatsak azdır çünkü belki de yüzde doksanımızın hayal bile etmeyeceği bir olayı yaşadık 15 Temmuz 2016 gecesi. O gün Allah da bizim kalplerimizden korkuyu aldı. Allah’ın bir milletin kalbinden korkuyu alması pek az millete nasip olan bir niteliktir. Bu herkese nasip olmaz. Bizi bu topraklarda yaşayan milleti farklı kılan da işte budur kardeşlerim. Biz tarihte kas gücümüz çok fazla olduğu için veyahut çok uzun boylu olduğumuz için çok dayanıklı olduğumuz için destanlar yazmadık. Bizim tarihte destanlar yazmamızın en büyük sebebi ölümü öldürmemiz, korkuyu öldürmemizdir. Korkmadığı için bir millet yükselir, şan verir tarihe” dedi.

 

BİZİ AYAKTA TUTAN ŞEY TOPLUMUN İRFANIDIR

Türk Milletinin Anadolu’da uzun yıllardır hüküm sürdüğünü söyleyen Dr. Küçükyılmaz, “Bu topraklarda bu millet 1000 yıldır ayakta kalabiliyorsa ki tarihte hiçbir toplum bizim kadar bu topraklarda ayakta kalabilmiş, hüküm sürebilmiş değil. Hititler, Frigler, Medler, Persler, Mezopotamya’dan gelenleri de dâhil ediyorum veya Yunanlılar da bu topraklara gelip geçiyor zaman zaman. İskender döneminde Makedonlar da gelip geçiyor değil mi? Bunların hepsinin ömrü 150-200 yıl en fazla. Biz 1000 yıldır buradayız. Bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Bu millet burada 1000 yıl nasıl durdu? Şahadet arzusu ve ölümü öldürmek. Onlar Cenab-ı Hakkın bize verdiği nimetler. Biz Malazgirt’in bir efsane olmadığını, Çanakkale’nin bir hikaye olmadığını Kurtuluş Savaşı’nın, Dumlupınar’ın, Sakarya’nın bir fasarya olmadığını 15 Temmuz gecesi gördük işte. Bizi ayakta tutan bu şey bu toplumun irfanıdır” dedi.

 

BİZİM TOPRAKLARIMIZDA BİZİM İNSANIMIZI DEVŞİRDİLER

İçimizden çıkan fetöcüleri çok iyi tanımamız gerektiğini ve güvenli bir gelecek inşa etmemiz gerektiğini söyleyen Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz, “Biz tarihin hem kara hem ak sayfalarını yazmaya aday olabiliriz. Burada kararı biz vereceğiz. Bizim diğer milletlerden farklarımızı da iyi bileceğiz ve içimizden çıkan fetöcülerden farkımızı da çok iyi bileceğiz. Onlar bizim sokaklarımızda büyüdüler, bizimle aynı sıraları paylaştılar, bizim mahallelerimizden çıktılar. Onların en büyük farkı bu milletten kendilerini gizlemeleriydi. Öyle gizlendiler ki, efendileri onlara çıkın şu sokaklara ve darbe yapın dedikleri zaman ne yapacaklarını bilemediler. Önce senkronizasyonu tutturamadılar. Gece 3’te yapmaları gerekirken erken deşifre oldukları için akşam 9’da başladılar. Geçmişte hiçbir darbecinin düşmediği hataya düştüler. Bu millete ateş açtılar. Bu milletin içinden çıkan insanlardı onlar mankurtlaşmışlardı, teslim alınmışlardı, devşirilmişlerdi. Tarihte bizi güçlü yapan işlerden bir tanesi de devşirme sistemidir”

 

ÖLÜMLE BURUN BURUNA GELDİK

“Osmanlı Avrupa’nın özellikle balkanların en güçlü, en yetenekli, en güçlü, en zeki evlatlarını almaktaydı ve onları İslam ile şereflendirip, devletin ve milletin hizmetine takdim etmekteydi. Buna batılılar devşirme sistemi dediler. İşte o batılılar aradan geçen yüzyıllar içerisinde aynı sistemi bize uyguladılar. Bizim topraklarımızda bizim insanımızı devşirdiler, bize karşı kullandılar. Şimdi bunlarla bizim aramızdaki en önemli farklardan bir tanesini Kuran-ı Kerim söylüyor.  ‘ Ey iman edenler siz Allah’ın dinine yüz çevirirseniz Allah sizin yerinize bir kavim getirir. Onlar Allah’ı sever. Onlar müminlere karşı zillet sahibidirler. Onlar kafirlere karşı da izzet sahibidirler. Onlar Allah yolunda cihat ederler. Kınayanında kınamasından korkmazlar. Bu Allah’ın herkese verdiği bir lütuf değildir’ İşte ölçü burada. Bizim 15 temmuzdan itibaren her an bizi kuşatan bir duygu olarak yaşamamız gereken şey şudur: Biz o gece ölebilirdik. Birçoğumuz ölümle burun buruna geldik. Bir millet olarak düşünmemiz gereken şu ki aslında biz o gece öldük.  Şehitlerimiz gazilerimiz ve Allah’ın gökten inen orduları sayesinde bahşedilmiş fazladan bir hayatı yaşamaktayız. Bu bilinçle yaşadığımız zaman yeni bir Türkiye inşa edebiliriz.  Güvenli bir gelecek inşa edebiliriz. Çocuklarımıza, torunlarımızda bir daha böyle darbecilerle karşı karşıya kalmayacakları bir Türkiye bırakabiliriz” dedi. Programın sonunda Üniversitemiz Genel Sekreteri İsmail Altan Akgün tarafından Dr. M. Mücahit Küçükyılmaz’a plaket takdim edildi.

 

YORUMLAR



    Yukarı Çık