14 İL BAŞKANI
Kırıkkale'de gerçekleştirilen toplantıya Kırıkkale İl Başkanı Seyit Ahmet Göçer’in yanı sıra Ankara İl Başkanı Ömer Demirel, Kırşehir İl Başkanı Cemil Cahit Pişkin, Çorum İl Başkanı Hüseyin Esenyel, Çankırı İl Başkanı Bekir Satılmışoğlu, Yozgat İl Başkanı Ergin Çınarer, Niğde İl Başkanı Hikmet Bekil, Nevşehir İl Başkanı Mehmet Varol, Amasya İl Başkanı Fatih Coşar, Aksaray İl Başkanı Rıfkı Karabatak, Tokat İl Başkanı Murat Polat, Sivas İl Başkanı Kürşad Ergün, Konya İl Başkanı Ali Yücel, Karaman İl Başkanı İsmet İlmi Hatipoğlu ve Kırıkkale Ülkü Ocakları Başkanı Fatih Saydam katıldılar.
BECERİKSİZ BELEDİYE YÖNETİMİ
Toplantının açılış konuşmasını ev sahibi İl Başkanı Seyit Ahmet Göçer yaptı. İl başkanlarını ağırlamaktan onur duyduklarını söyleyerek konuşmasına başlayan Başkan Göçer, ülkenin yaklaşık 8 yıldır AKP hükümeti tarafından sıkıntılı bir şekilde yönetildiğine dikkat çekti. Ülkede ekonomik kriz olduğunu, terör olayları ve tavizlerin verildiğini ve emekli, çiftçi, işçi, memur perişan bir şekilde yaşadığını söyleyen Göçer “Gençlerimiz işsiz geleceğe umutsuzlukla bakmakta. AKP iktidarının belediyesi 11 aydır çalışan işçinin ücretini ödeyememektedir. Belediye icralık umutlarını terminali satmakta arayan basiretsiz, beceriksiz bir yönetimle buralardadırlar. İşte AKP zihniyeti budur” sözlerinde bulundu.
İŞTE’ HAYIR’IN NEDENLERİ
Hazırı satan hiçbir icraatı olmayan Kürt açılımı diye başlayan; PKK’lıyı affeden, haburda kucaklayanların AKP hükümeti olduğuna dikkat çeken Göçer “MHP olarak 12 Eylülde yapılacak referanduma neden hayır diyoruz. Bunları buradan açıklıyorum. İmralı canisine affa hayır. Milletimizin 36 altı parçaya bölünmesine hayır. Yeni habur facialarının yaşanmaması için hayır. Öcalan’a Sayın; şehitlere Kelle diyenlere hayır. Askerimizin başına torba geçirenlere ses çıkarmayanlara hayır. ABD ve AB baskılarına hayır. Barzani'ye abi diyenlere hayır. Yeni padişahlara hayır. Papanın elini öpenlere hayır. İşsizliği, yoksulluğu, yolsuzluğu, terörü ve şehitlerimizi unutturmaya çalışanlara hayır. İsrail'den cesaret madalyası alıp da iade etmeyenlere hayır. Dinimizi siyasete alet edenlere hayır. Türküm demekten utananlara hayır” ifadelerinde bulundu.
SANAL TÜRKİYE
Toplantı’da bir diğer konuşmayı Ankara İl Başkanı hemşerimiz Ömer Demirel yaptı. Hükümete yüklenen Demirel “Ama bu yapılan buraya para verildi bu yapılan yazık yani gerçekten yazık onu söylemek istiyorum. Ekonomiyle de ilgili şeyler söyleyeceğim. Ekonomide sanal bir Türkiye’de anlatılıyor animasyonlar yapıyorlar. Sanal Türkiye üstünden bize rakamlar söyleniyor ama ben bu rakamları size devletin bilgileri ve belgeleriyle vermek istiyorum arkadaşlar Başbakan geçen bir açıklama yaptı. O açıklamasında iki tane fiyatı düşen şey söyledi. Birisi tuvalet kâğıdı diğeri de zeytin yağ bunların. fiyatı düştü dedi doğru düştü bunların fiyatı o kağıdın düşme sebebi sizlerde marketlerde yaşıyorsunuz her halde metrajı ve metre küpe düşen kağıt miktarı düşürüldüğü için korsan ürünler var piyasada o sebeple zeytin yağının fiyatı da çok düşmüş yüzde 4.2 hepsi bu kadar peki insanımızın ekonomik giderlerinde bunların payı ne yüzde 1 fakat insanımızın ekonomik giderlerinde yüzde 90 payı olan ürünleri size 2006 dan sonra ki fiyat değişikliğini söylüyorum 2006 dan sonra arkadaşlar bakın ekmem yüzde 60 artmış et yüzde 100 artmış beyaz peynir yüzde 72 artmış piliç yüzde
BU HÜKÜMETLE BİR YERE VARILAMIYOR
“Çok somut bir örnek vereceğim 2006 yılında hepimiz bu hayatın içinde yaşıyoruz 25 lirayla iki kilo et alabiliyorduk arkadaşlar devletin rakamı bu şimdi 25 lirayla 1 kilo et alamıyoruz geldiğimiz nokta bu ama tabi sayın başbakanın anlattığı başka başka şeyler var tabi. Asgari ücrette ne kadar artış olmuş onu söylemek istiyorum. 2006 ortalaması askeri ücretin 500 lira 2009 ortalaması 660 lira yüzde 30 artış et fiyatları yüzde 100 piliç fiyatı yüzde 72 ekmek yüzde 60 onun dışında kiralar artmış onun dışında okul masrafları artmış askeri ücretin artış oranında 2006 ortalaması 500 lira 2009 ortalaması 660 lira buda net değil burut arkadaşlar yani bun içinde vergisi var tarım sektöründe 2002 de yedi buçuk milyon insanımız çalışırken şimdi tarım sektöründe 2009 itibariyle beş buçuk milyon insanımız yaşıyor. Kırıkkale’yi çok ilgilendiren bir rakam söyleyim size burada buğday ve nohut çok ekilir eskiden bana nohut parası geliyordu şimdi gelmiyor arkadaşlar Türkiye’de buğday tarımı yapılan tarlalarda üretim yüzde 40 düşmüş nohut tarımı yapılan tarlarda üretimde veya üretim faaliyeti de yüzde 30 düşmüş bütün bunları topladığınızda nasıl bir neticeye gidiyor ülke tarımdan kaçarak işte sanayiye yönelerek sanayide yokta başka başka ikame yolları bularak bir yerlere vardığını söyleyen bu iktidarla maalesef hiç bir yere varılmıyor” dedi.








