Haber

Başkanlık sistemine karşı değiliz

Başkanlık sistemine karşı değiliz
9 Aralık 2016

Saadet Partisi Kırıkkale İl Başkanı Faruk Vurgun başkanlık sistemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

BAŞKAN HÜKÜMETİNİ OLUŞTURSUN
İl Başkanı Vurgun, son günlerin en önemli tartışma konularından birisinin başkanlık sistemi ile ilgili olduğunu söyleyerek, “Bununla elde edilmek istenen şey, öyle anlaşılıyor ki yürütmenin müstakil olmasını sağlamaktır. Arzulanan şey, millet yürütmenin başı olacak başkanı seçsin, başkan da hükümetini oluştursun. Oluşacak bu hükümet millet meclisinin güvenoyuna sunulmasın. Böylelikle yönetimde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık ikilemi ortadan kalksın. Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla arzulan şey budur. Şimdilik sadece AK Parti üst aklı ile MHP’nin üst aklının bildiği anayasa değişiklik teklifi TBMM’ye intikal ettiğinde hepimiz, arzu edileni bütün boyutlarıyla öğrenmiş olacağız”

 

BAŞKANLIK SİSTEMİNE KARŞI DEĞİLİZ
İl Başkanı Vurgun “Bize sorulan önemli sorulardan birisi de Saadet Partisi’nin başkanlık sistemi ile ilgili olarak ne düşündüğüdür. Biz prensip olarak başkanlık sistemine karşı değiliz. Milli Görüş olarak bu meseleyi 1970’li yıllarda ilk gündeme getiren biz olduk. Ancak, o günün koşullarında bu pek rağbet görmedi. 1990’lı yıllarda konu yeniden gündeme geldiğinde yine biz bu konuya olumlu yaklaşmış, bugün söylediğimizi o gün de aynen söylemişiz. Biz dokunulmaz bir başkanlık sisteminden yana olamayız. Başkan yürütmenin başı olsun, seçildikten sonra bakanları kendisi atasın, böyle bir hükümet millet meclisinin onayına da sunulmasın, bu olabilir. Ancak bizim başkanlık sistemi ile ilgili olarak olmasını istediğimiz iki şey daha vardır. Bunlardan birincisi ‘Güçlü Bir Meclisin’ bulunmasıdır. Bu meclis üç şeyi yapmaktan sorumlu olmalıdır”

 

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

“1- Kanunları yapmalıdır. 2- Bütçeyi yapmalıdır. 3- Başkanı denetlemelidir. Bu üç görevi meclis yerine getirmelidir. Denetim dışı kalan bir başkanlık sistemi bugün olmasa da yarın ülkeyi içinden çıkılmaz bir felakete doğru götürebilir. Burada önemsediğimiz bir konu da Başkana Meclisi fesih yetkisinin verilmemesidir. Eğer meclisi fesih yetkisi başkanın elinde olursa,  böyle bir meclis çalışamaz. Meclis, meclis olmaktan çıkar. Bu fesih yetkisi, ülkeyi diktatörlüğe götürebilir. Bu da, ülkenin hayrına olmaz. Meclis ile ilgili olarak temel yaklaşımlarımızdan birisi de % 10’luk barajın tamamen kaldırılmasıdır. Çünkü başkanlık sitemi ile yönetimde istikrar sağlanmış olacağından, barajın nedeni ortadan kalkmış olacaktır. Meclis bütün milleti kucaklayan bir kurum olmalıdır. Bu meclis, bütün düşüncelerin temsil edildiği bir meclis olursa, bunun ülke barışına olan katkısı büyük olur. Başkanlık sistemine ilaveten istediğimiz ikinci şey adil bir yagı sisteminin olmasıdır. Adalet sistemi bütün baskılardan arındırılmalıdır. Çünkü adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Kuvvetler ayrılığı esası Yargıda hâkim olmalıdır. Yüksek yargının oluşmasında Başkanın, Meclisin ve diğer ilgili kurumların bir takım teklif ve tensipleri olabilir”

 

YARGIYA MÜDAHALE SEBEBİ OLMAMALIDIR

“Bu hiçbir zaman, yargıya müdahale sebebi olmamalıdır. Talimatlarla yapılan yargılamalar toplum vicdanında her zaman derin yaralar açmıştır, açmaya da devam eder. Meclis yargıda gördüğü bir takım aksaklıkları düzeltmek için yasalar çıkarabilir. Bu doğal bir şeydir. Ancak yargılamaya direk müdahale etmek ise adaleti sarsar. Netice itibariyle bizim başkanlık sistemine yaklaşımımız budur.” Saadet Partisi olarak başkanlık sistemine bakışımız bu şekildedir” dedi.

Print Friendly, PDF & Email



Bir Yorum Yap

3 − three =





Haber
Bu Web Sitesi ÜN Ajans Tarafından Tasarlanmıştır.

Başkanlık sistemine karşı değiliz

Haber Giriş Tarihi: 9 Aralık 2016
Başkanlık sistemine karşı değiliz

Saadet Partisi Kırıkkale İl Başkanı Faruk Vurgun başkanlık sistemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

BAŞKAN HÜKÜMETİNİ OLUŞTURSUN
İl Başkanı Vurgun, son günlerin en önemli tartışma konularından birisinin başkanlık sistemi ile ilgili olduğunu söyleyerek, “Bununla elde edilmek istenen şey, öyle anlaşılıyor ki yürütmenin müstakil olmasını sağlamaktır. Arzulanan şey, millet yürütmenin başı olacak başkanı seçsin, başkan da hükümetini oluştursun. Oluşacak bu hükümet millet meclisinin güvenoyuna sunulmasın. Böylelikle yönetimde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık ikilemi ortadan kalksın. Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla arzulan şey budur. Şimdilik sadece AK Parti üst aklı ile MHP’nin üst aklının bildiği anayasa değişiklik teklifi TBMM’ye intikal ettiğinde hepimiz, arzu edileni bütün boyutlarıyla öğrenmiş olacağız”

 

BAŞKANLIK SİSTEMİNE KARŞI DEĞİLİZ
İl Başkanı Vurgun “Bize sorulan önemli sorulardan birisi de Saadet Partisi’nin başkanlık sistemi ile ilgili olarak ne düşündüğüdür. Biz prensip olarak başkanlık sistemine karşı değiliz. Milli Görüş olarak bu meseleyi 1970’li yıllarda ilk gündeme getiren biz olduk. Ancak, o günün koşullarında bu pek rağbet görmedi. 1990’lı yıllarda konu yeniden gündeme geldiğinde yine biz bu konuya olumlu yaklaşmış, bugün söylediğimizi o gün de aynen söylemişiz. Biz dokunulmaz bir başkanlık sisteminden yana olamayız. Başkan yürütmenin başı olsun, seçildikten sonra bakanları kendisi atasın, böyle bir hükümet millet meclisinin onayına da sunulmasın, bu olabilir. Ancak bizim başkanlık sistemi ile ilgili olarak olmasını istediğimiz iki şey daha vardır. Bunlardan birincisi ‘Güçlü Bir Meclisin’ bulunmasıdır. Bu meclis üç şeyi yapmaktan sorumlu olmalıdır”

 

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR

“1- Kanunları yapmalıdır. 2- Bütçeyi yapmalıdır. 3- Başkanı denetlemelidir. Bu üç görevi meclis yerine getirmelidir. Denetim dışı kalan bir başkanlık sistemi bugün olmasa da yarın ülkeyi içinden çıkılmaz bir felakete doğru götürebilir. Burada önemsediğimiz bir konu da Başkana Meclisi fesih yetkisinin verilmemesidir. Eğer meclisi fesih yetkisi başkanın elinde olursa,  böyle bir meclis çalışamaz. Meclis, meclis olmaktan çıkar. Bu fesih yetkisi, ülkeyi diktatörlüğe götürebilir. Bu da, ülkenin hayrına olmaz. Meclis ile ilgili olarak temel yaklaşımlarımızdan birisi de % 10’luk barajın tamamen kaldırılmasıdır. Çünkü başkanlık sitemi ile yönetimde istikrar sağlanmış olacağından, barajın nedeni ortadan kalkmış olacaktır. Meclis bütün milleti kucaklayan bir kurum olmalıdır. Bu meclis, bütün düşüncelerin temsil edildiği bir meclis olursa, bunun ülke barışına olan katkısı büyük olur. Başkanlık sistemine ilaveten istediğimiz ikinci şey adil bir yagı sisteminin olmasıdır. Adalet sistemi bütün baskılardan arındırılmalıdır. Çünkü adalet mülkün temelidir. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Kuvvetler ayrılığı esası Yargıda hâkim olmalıdır. Yüksek yargının oluşmasında Başkanın, Meclisin ve diğer ilgili kurumların bir takım teklif ve tensipleri olabilir”

 

YARGIYA MÜDAHALE SEBEBİ OLMAMALIDIR

“Bu hiçbir zaman, yargıya müdahale sebebi olmamalıdır. Talimatlarla yapılan yargılamalar toplum vicdanında her zaman derin yaralar açmıştır, açmaya da devam eder. Meclis yargıda gördüğü bir takım aksaklıkları düzeltmek için yasalar çıkarabilir. Bu doğal bir şeydir. Ancak yargılamaya direk müdahale etmek ise adaleti sarsar. Netice itibariyle bizim başkanlık sistemine yaklaşımımız budur.” Saadet Partisi olarak başkanlık sistemine bakışımız bu şekildedir” dedi.

Print Friendly, PDF & Email

YORUMLAR



    Yukarı Çık