Haber
9 Kasım 2016

CHP Varken HDP’ye Ne Gerek Var!

 

Bazen çok şey söylemek istersiniz ama söylemek istediğiniz şeylerin yanında kelimeler kifayetsiz kalır. Anlatmak istediğiniz çok serttir ama o sertliği anlatabilecek bir kelime yoktur. Duygularınız çok dağınıktır ama o dağınıklığı anlatabilecek bir cümle yoktur.

ATATÜRK’E EN ÇOK ZARARI TSK VE CHP VERDİ

Evet! Evet! Atanın Partisinden bahsediyorum. Kasetle gelen Kılıçtaroğlun’dan diyeceğim ama öncesini nasıl göz ardı edebilirim. Gelin size ilk itirazımı yapayım, Atanın Partisi CHP diye bir kavram yoktur kardeşim. Atatürk, Türkiye’nin Atatürk’üyse onun bir partisi tarafı olmaz, olamaz. Onun tek tarafı Türkiye Cumhuriyeti ve Ay Yıldızlı Bayrağımızdır. CHP’ye Atatürk’ün partisi demek, Atatürk’ü kısıtlamak, küçültmek ve bir tarafın içerisinde yer alıp, diğer tarafın karşısında göstermektir. Oysa Cennet Mekan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm Türkiye ile kucaklaşmış, omuz omuza vermiş, savaşmış, galip gelmiş ve Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur. Bu nedenle Devlet büyüklerimizden hemen bir kanun tasarısı çıkartmalarını istiyorum. Kanun tasarısında “Bu Ülkenin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür, Atatürk tüm milleti ve devleti kapsayıcıdır. Atatürk’e Solcu-Sağcı, CHP’li MHP’li gibi taraf gösterici söylemlerde bulunmak kesinlikle suçtur ve cezası bilmem kaç aydan bilmem kaç yıla kadardır” denilmelidir.

Neden mi? Hemen anlatayım, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bu memlekette en çok kurduğu CHP ve Başkomutanlığı yaptığı TSK zarar vermiştir. Ne hikmetse CHP ne zaman sıkışsa Atatürk ilkelerine aykırı, Atatürk böyle istemezdi diye siyaset yapıyor ve o şeyi isteyenler tarafından Atatürk’e karşı bir antipati oluşturuyor. Bu Atatürk’ün vefatından bu yana böyle süre geliyor.

Birde TSK dedik! Neden mi? Geçtiğimiz yıllardan hatırlarsınız, ne zaman bu ülkede bir tartışma olsa ana haber bültenlerinde TSK’nın ne düşündüğü gündeme getirilirdi. Askerin eli Türk Siyasetinin tam üstünde duruyor, istediğim zaman elimi siyasetin üzerine korum tehdidini her zaman savuruyordu. Bu TSK ne zaman bir şeye karşı çıksa örneğin Başörtüsü problemine hemen Çağdaş Medeniyet, Atatürk ilke ve İnkılapları, Laiklik gibi kavramlar kullanıyor, Atatürk olsa böyle istemezdi, TSK Atatürk’ün aziz hatırasına sahip çıkacaktır diye de sonuna ekleyip millet iradesini tehdit etmekten geri kalmıyordu.

DARBE YAPANLAR ATAYI KULLANIYOR

Bu kadar mı? Tabi ki değil! Türkiye 2 Darbe, 3 Muhtıra, 5 Darbe girişimi atlattı. Girişimler dahil her müdahale bu ülkeye kapanması çok zor yaralar açtı. Açtık baktık ki darbe günlüklerini her girişimde bulunan, muhtıra yayınlayan, darbe yapan Atatürk’ten bahsetti. Zihinler taze daha dün meydana geldi 15 Temmuz Darbe Girişimini yapan çapulcu askerlerde TRT binasında Gazi’nin o efsane sözü olan “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözünü kullanıp “Yurtta Sulh” konseyi adını verdikleri isimleri ile baştan sona Gazi’nin adını kullandılar.

Haksız mıyım? CHP ve TSK kadar Atatürk’e zarar veren, insanların içerisindeki Atatürk sevgisini azaltan, Atatürk’e karşı antipati oluşturan bir nesne daha var mıdır? Bence Yoktur!

HDP AVUKATLIĞI YAPAN CHP

Dönelim CHP varken HDP’ye ne gerek var sözüne. Bağlamacı Silho ve saz ekibinin tutuklandığı gün bir Televizyon kanalında karşımda Türkiye Cumhuriyeti kayıtlarına Özür Özel ismi ile yazılmış, Milletin kalbine ise telaffuzu o çok zor kelimelerle yazılmış insanoğlu çıktı. İnsanoğlu derken  çiğ süt emmiş kısmından bilesiniz. Adem oğulları ya Habil’e ya Kabil’e çekerken bu şahısta Kabil kısmında yer almış belli ki! Yahu yıllardır bu Selo’yu ve saz ekibini dinleriz. Onlar çalar biz oynarız, onlar söyler biz güleriz bazen de şöyle bir gerilir ağız dolusu söveriz. Bazen dediğime bakmayın aklımıza geldikçe günaha gireriz! Ama bu Özgür Özel onlara taş çıkartır, günlerdir anıyorum ama bir türlü sinirim geçmiyor. Seçimle gelen seçimle gider lafı en basit olanı. Hoş sosyal medyada cevaplar çok iyi “kasetle gelen de neyle gider diye” amma bu adam bir felaket.

HDP Genel Başkanı yapsan Selo kadar oy alır çünkü en az onun kadar hain cümleler kurmaktadır. Vallahi yumuşatarak yazıyorum, yine de dava açsa kazanır. Ama söylemezsem de olmaz ki kardeşim. İzlerken ilk aklıma gelen şu başlıkta kurduğum cümleydi. HDP biraz akıllı olsa CHP’nin içine girerdi. CHP’nin içinde bu kadar HDP söylemine yakın siyaset yapan varken, Kemal Kılıçtaroğlu’da “Baykal tarzı” iner yerine Selo geçerdi. CHP için hala umutluyum Muharrem İnce’lerden, Mustafa Balbay’lardan ama nafile, CHP’de genel başkan değiştirme şartları belli malumunuz. FETÖ tarih olunca, Selo’da içeriye girince bu tarz kumpasları kim kuracak, maazallah!

KILIÇTAROĞLU, FETÖNÜN SİYASETE DİZAYN PROJESİDİR

Bakın size bir gerçek söyleyeyim. Kılıçtaroğlu, FETÖ’nün muhalefete dizayn projesidir. CHP’nin genel müdürü yapıldığı tarihe bir bakın 2010, Ak Partinin FETÖ’nün ne pislik olduğunu anladığı tarihlerde hemen hemen o zamana denk gelir. 2011 seçimlerinde FETÖ çok ciddi bir şekilde Ak Parti propagandası yapsa da istediği isimleri meclise sokamamış ve 2011 sonrası istediği isimleri Bakan yapamamıştı. Şuan muhalefetin dilinden düşürmediği Erdoğan’ın Hoca’da Türkiye’ye dönsün sözü aslında tam o seçimlerin arkasından söylenmiştir ve içerisinde derin mesajlar barındırmaktadır. Erdoğan o gün FETÖ’ye, Yaptığın şeylerin farkındayım bu kadar siyasete meraklıysan ülkeye dön mesajını iletmişti. FETÖ Canisi de mesajı almış ve aynı üslupla cevap vermiş ve “Türkiye benim için güvenli bir ülke değil” demiştir. Neden güvensiz hissetsin ki herhangi bir haltı olmasa?

İşte o tarihten sonra nasıl ki PKK’nın siyasi ayağı HDP ise FETÖ/PDY’nin de siyasi ayağı CHP olmuştur. Gezi olayları, 17-25 kumpasının siyasi sözcülüğü, 7 Haziran sonrası çözümsüzlük, MİT tırlarına karşı yapılan saldırıyı savunuculuk ve 15 Temmuz. Bakmayın Yenikapı duruşuna, CHP Yenikapı’da dahi o duruşu sergileyememiş aklınca laf üstüne laf çakmıştır. Yani Kılıçtaroğlu, 15 Temmuz’un avukatlığı kılıcını o gün çekmiştir. Dönelim bakalım zamana, 15 Temmuz sonrası ne oldu memlekette. PKK ve FETÖ’nün gizli bağları bir bir ortaya çıktı. HDP, PKK’nın koluydu da CHP’nin bu kadar FETÖ sevgisi olduğu aşikar değildi. Ancak oda çıktı ortaya, işin daha kötüsü PKK’nın siyasi ayağı HDP çökünce FETÖ’nün siyasi ayağı CHP her ikisinin de siyasi ayağı olma misyonunu üzerine alıverdi.

7 Haziran’da şu viskisini kamışla içen Sosyal Demokrat, CHP görünümlü HDPliler vardı ya işte aslında o gün görmeliydik; CHP varken HDP’ye gerek olmadığını. HDP’yi baraj üstüne çekip koalisyonlar dönemine sürüklemek istediler. Kemal Kılıçtaroğlu 7 Haziran seçimleri öncesi tek partili iktidar olmaz koalisyon olmalı ifadelerini kullandı. Bu bilinçaltının dile vurmasıydı, Ak Partinin tek başına iktidar olmasını engellemenin tek yolu HDP’yi baraj üstünde tutmaktı.

FETÖ VE CHP, HDP’YE ÇALIŞTI

Dönelim FETÖ’ye… Zaman Gazetesi yazarlarının, Sayın Bahçeli tabiri ile “Alayı” HDP barajı geçmeli algısı yaratıyorlardı. Kimisi kaos çıkar, iç savaş çıkar tehditleri savururken kimisi daha cüretkar bir şekilde Ak Parti tek başına iktidar olmamalı bun için HDP barajı aşmalı diyordu. Peki, CHP ile FETÖ’nün bu kadar birbirine yakın söylemlerini açıklayacak kelime var mı? Kelimeyi bilmemde bir örnek var. PKK ile HDP’nin arasında ki bağ ne ise FETÖ ile CHP’nin arasında ki bağ odur. Çünkü ikisi de aynı dili aynı şeyleri konuşmaktadır. Şimdi PKK terör örgütü, FETÖ de terör örgütü. PKK-HDP arasında ki bağın aynısı FETÖ-CHP arasında da var. O zaman yapılacak belli HDP’liere ne yapılmışsa bence CHP’lilere yapılmalı. Sonuçta Adalet var bu ülke de!

Hesapları tutmuştu ancak oyunlarını bozacak iki kişi vardı karşılarında Erdoğan ve Bahçeli. Bahçeli her fırsatta HDP’yi öne sürüyor, Kamışla viski çeken zengin züppelerine arka arkaya mesajlar yağdırıyordu. 7 Haziran – 1 Kasım arasında ki kaosun sorumlusunu milletçe Bahçeli olarak gösteriyorduk. Ancak daha sonrası için önüne geçtiği kaosu kabul edelim ki biz göremiyorduk.

Erdoğan ise parti içerisinde ki hainlere karşı önlem almaya başlıyor ve Bahçeli’nin 7 Haziran gecesi işaret ettiği sandığı hedef olarak gösteriyordu. Bazı şeyleri kestiremiyoruz ancak bir gerçeği artık görmeliyiz ki 1 Kasım seçimleri olmasa ülke çok zor zamanlar geçirir ve Suriye’ye dönerdi. Hatırlayın, 7 Haziran sorası görünmez bir el Batı’da Doğu düşmanlığı başlatmış ve Doğu otobüslerine kadar taşlanır, yakılır duruma getirmişti. İstenen buydu büyümesi gerekiyordu. Koalisyon hükümeti kurarak Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın artması gerekiyordu. Biri bir şey getirdiğinde öteki karşı çıkacak ve Meclis çalışmaz duruma sokulacaktı. Buda başta ekonomi olmak üzere toplumu her alanda zorlayacaktı.

PKK İÇİN HDP NE İSE FETÖ İÇİN CHP ODUR

Yani 7 Haziran seçim sonuçları 15 Temmuz için bir altyapı çalışmasıydı. Kaosun olduğu yerde asker sahaya inerse kimse karşısına çıkmazdı. Peki, 15 Temmuz’un altyapısı olan 7 Haziran seçim sonuçlarını kimler istiyordu, bakalım;

  1. Seloya Beraber Nasıl salladık ama diyen Şafak Pavey’in partisi CHP
  2. Ak Partiyi indirmek için HDP barajı aşmalı diyen derin FETÖ
  3. Kaos çıkar diyerek algı yaratan FETÖ’nün basın ayağı ZAMAN
  4. Biz olmazsak ülkede huzur olmaz diyen HDP
  5. HDP Barajı aşamazsa Çözüm süreci biter PKKyı tutamayız diyen SELO

YANİ!  Çok net görülüyor ki, PKK ve FETÖ aynı deliğe işiyor. CHP ve HDP bunun siyasi ayağını teşkil ediyor.

 SONUÇ! Yüce Yaradan bu milletin yanında ve Erdoğan ile Bahçeli siyasetin içinde olduğu müddetçe hiçbir BİZANS OYUNU bu ülkeye zarar veremez. Gördük ki 15 Temmuz’a kadar oynadıkları tüm oyunlarda boğuldular. Şimdi yine başladılar oyun oynamaya ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı golcü bir isim hem Yeşil Sahalarda hem Siyaset Meydanlarında! Bahçeli’de iyi asist yapan 10 numara bir adam olunca, FETÖ-PKK, CHP-HDP bir olsa ne yazar.

SÖZÜN ÖZÜ; Eyy CHP Seçimle geldiler seçimle gitsinler diyorsun, her defasında da Avrupa adalet sisteminden bahsediyorsun. Al sana Avrupa adaleti Avrupa’da yılda 3-5 milletvekili tutuklanıyor. Bu duruma alışmalısın ve kendini de böyle bir sona karşı hazırlamalısın. HDP gidiyor, eriyor diye de korkma. Sen varken, CHP varken bu ülkede HDP olmasına gerek yok. Siz HDP’den daha başarılı bir şekilde PKK ve FETÖ savunuculuğu yapıyorsunuz. En azından sıkışınca hemen Atatürk’ün yüce isminin arkasına sığınıp yırtmaya çalışıyorsunuz. Anıtkabir’e kaçıp Cennet Mekan Gaziye “milletin seçtiği” adamları şikayet ediyorsunuz. Kısacası Milli Şuurdan, 6 Oktan, Milliyetçilik -pardon size göre- Ulusalcılıktan bahsediyorsunuz ama perdenin gerisinde kıç baş sallıyorsunuz. Size de niye oy verirler anlamıyorum hani siz koyun diyorsunuz ya Ak Partiye oy verenlere, onlarda her seçim sonrası Koyduk mu diyor ya, CHP’ye oy atanlara ne demeliyiz? Hadi hadi sizin kelime dağarcığınız iyi verin bir kopya da onu diyelim size oy veren, burjuva görünümlü viskiyi “Kamış”la içen aSosyal aDemokratlara…

Print Friendly

Bir Yorum Yap


*

Haber
Bu Web Sitesi ÜN Ajans Tarafından Tasarlanmıştır.
Çağlar Atmaca
(caglar.atmaca@hotmail.com)
CHP Varken HDP’ye Ne Gerek Var!
9 Kasım 2016, Çarşamba

 

Bazen çok şey söylemek istersiniz ama söylemek istediğiniz şeylerin yanında kelimeler kifayetsiz kalır. Anlatmak istediğiniz çok serttir ama o sertliği anlatabilecek bir kelime yoktur. Duygularınız çok dağınıktır ama o dağınıklığı anlatabilecek bir cümle yoktur.

ATATÜRK’E EN ÇOK ZARARI TSK VE CHP VERDİ

Evet! Evet! Atanın Partisinden bahsediyorum. Kasetle gelen Kılıçtaroğlun’dan diyeceğim ama öncesini nasıl göz ardı edebilirim. Gelin size ilk itirazımı yapayım, Atanın Partisi CHP diye bir kavram yoktur kardeşim. Atatürk, Türkiye’nin Atatürk’üyse onun bir partisi tarafı olmaz, olamaz. Onun tek tarafı Türkiye Cumhuriyeti ve Ay Yıldızlı Bayrağımızdır. CHP’ye Atatürk’ün partisi demek, Atatürk’ü kısıtlamak, küçültmek ve bir tarafın içerisinde yer alıp, diğer tarafın karşısında göstermektir. Oysa Cennet Mekan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm Türkiye ile kucaklaşmış, omuz omuza vermiş, savaşmış, galip gelmiş ve Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur. Bu nedenle Devlet büyüklerimizden hemen bir kanun tasarısı çıkartmalarını istiyorum. Kanun tasarısında “Bu Ülkenin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür, Atatürk tüm milleti ve devleti kapsayıcıdır. Atatürk’e Solcu-Sağcı, CHP’li MHP’li gibi taraf gösterici söylemlerde bulunmak kesinlikle suçtur ve cezası bilmem kaç aydan bilmem kaç yıla kadardır” denilmelidir.

Neden mi? Hemen anlatayım, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e bu memlekette en çok kurduğu CHP ve Başkomutanlığı yaptığı TSK zarar vermiştir. Ne hikmetse CHP ne zaman sıkışsa Atatürk ilkelerine aykırı, Atatürk böyle istemezdi diye siyaset yapıyor ve o şeyi isteyenler tarafından Atatürk’e karşı bir antipati oluşturuyor. Bu Atatürk’ün vefatından bu yana böyle süre geliyor.

Birde TSK dedik! Neden mi? Geçtiğimiz yıllardan hatırlarsınız, ne zaman bu ülkede bir tartışma olsa ana haber bültenlerinde TSK’nın ne düşündüğü gündeme getirilirdi. Askerin eli Türk Siyasetinin tam üstünde duruyor, istediğim zaman elimi siyasetin üzerine korum tehdidini her zaman savuruyordu. Bu TSK ne zaman bir şeye karşı çıksa örneğin Başörtüsü problemine hemen Çağdaş Medeniyet, Atatürk ilke ve İnkılapları, Laiklik gibi kavramlar kullanıyor, Atatürk olsa böyle istemezdi, TSK Atatürk’ün aziz hatırasına sahip çıkacaktır diye de sonuna ekleyip millet iradesini tehdit etmekten geri kalmıyordu.

DARBE YAPANLAR ATAYI KULLANIYOR

Bu kadar mı? Tabi ki değil! Türkiye 2 Darbe, 3 Muhtıra, 5 Darbe girişimi atlattı. Girişimler dahil her müdahale bu ülkeye kapanması çok zor yaralar açtı. Açtık baktık ki darbe günlüklerini her girişimde bulunan, muhtıra yayınlayan, darbe yapan Atatürk’ten bahsetti. Zihinler taze daha dün meydana geldi 15 Temmuz Darbe Girişimini yapan çapulcu askerlerde TRT binasında Gazi’nin o efsane sözü olan “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözünü kullanıp “Yurtta Sulh” konseyi adını verdikleri isimleri ile baştan sona Gazi’nin adını kullandılar.

Haksız mıyım? CHP ve TSK kadar Atatürk’e zarar veren, insanların içerisindeki Atatürk sevgisini azaltan, Atatürk’e karşı antipati oluşturan bir nesne daha var mıdır? Bence Yoktur!

HDP AVUKATLIĞI YAPAN CHP

Dönelim CHP varken HDP’ye ne gerek var sözüne. Bağlamacı Silho ve saz ekibinin tutuklandığı gün bir Televizyon kanalında karşımda Türkiye Cumhuriyeti kayıtlarına Özür Özel ismi ile yazılmış, Milletin kalbine ise telaffuzu o çok zor kelimelerle yazılmış insanoğlu çıktı. İnsanoğlu derken  çiğ süt emmiş kısmından bilesiniz. Adem oğulları ya Habil’e ya Kabil’e çekerken bu şahısta Kabil kısmında yer almış belli ki! Yahu yıllardır bu Selo’yu ve saz ekibini dinleriz. Onlar çalar biz oynarız, onlar söyler biz güleriz bazen de şöyle bir gerilir ağız dolusu söveriz. Bazen dediğime bakmayın aklımıza geldikçe günaha gireriz! Ama bu Özgür Özel onlara taş çıkartır, günlerdir anıyorum ama bir türlü sinirim geçmiyor. Seçimle gelen seçimle gider lafı en basit olanı. Hoş sosyal medyada cevaplar çok iyi “kasetle gelen de neyle gider diye” amma bu adam bir felaket.

HDP Genel Başkanı yapsan Selo kadar oy alır çünkü en az onun kadar hain cümleler kurmaktadır. Vallahi yumuşatarak yazıyorum, yine de dava açsa kazanır. Ama söylemezsem de olmaz ki kardeşim. İzlerken ilk aklıma gelen şu başlıkta kurduğum cümleydi. HDP biraz akıllı olsa CHP’nin içine girerdi. CHP’nin içinde bu kadar HDP söylemine yakın siyaset yapan varken, Kemal Kılıçtaroğlu’da “Baykal tarzı” iner yerine Selo geçerdi. CHP için hala umutluyum Muharrem İnce’lerden, Mustafa Balbay’lardan ama nafile, CHP’de genel başkan değiştirme şartları belli malumunuz. FETÖ tarih olunca, Selo’da içeriye girince bu tarz kumpasları kim kuracak, maazallah!

KILIÇTAROĞLU, FETÖNÜN SİYASETE DİZAYN PROJESİDİR

Bakın size bir gerçek söyleyeyim. Kılıçtaroğlu, FETÖ’nün muhalefete dizayn projesidir. CHP’nin genel müdürü yapıldığı tarihe bir bakın 2010, Ak Partinin FETÖ’nün ne pislik olduğunu anladığı tarihlerde hemen hemen o zamana denk gelir. 2011 seçimlerinde FETÖ çok ciddi bir şekilde Ak Parti propagandası yapsa da istediği isimleri meclise sokamamış ve 2011 sonrası istediği isimleri Bakan yapamamıştı. Şuan muhalefetin dilinden düşürmediği Erdoğan’ın Hoca’da Türkiye’ye dönsün sözü aslında tam o seçimlerin arkasından söylenmiştir ve içerisinde derin mesajlar barındırmaktadır. Erdoğan o gün FETÖ’ye, Yaptığın şeylerin farkındayım bu kadar siyasete meraklıysan ülkeye dön mesajını iletmişti. FETÖ Canisi de mesajı almış ve aynı üslupla cevap vermiş ve “Türkiye benim için güvenli bir ülke değil” demiştir. Neden güvensiz hissetsin ki herhangi bir haltı olmasa?

İşte o tarihten sonra nasıl ki PKK’nın siyasi ayağı HDP ise FETÖ/PDY’nin de siyasi ayağı CHP olmuştur. Gezi olayları, 17-25 kumpasının siyasi sözcülüğü, 7 Haziran sonrası çözümsüzlük, MİT tırlarına karşı yapılan saldırıyı savunuculuk ve 15 Temmuz. Bakmayın Yenikapı duruşuna, CHP Yenikapı’da dahi o duruşu sergileyememiş aklınca laf üstüne laf çakmıştır. Yani Kılıçtaroğlu, 15 Temmuz’un avukatlığı kılıcını o gün çekmiştir. Dönelim bakalım zamana, 15 Temmuz sonrası ne oldu memlekette. PKK ve FETÖ’nün gizli bağları bir bir ortaya çıktı. HDP, PKK’nın koluydu da CHP’nin bu kadar FETÖ sevgisi olduğu aşikar değildi. Ancak oda çıktı ortaya, işin daha kötüsü PKK’nın siyasi ayağı HDP çökünce FETÖ’nün siyasi ayağı CHP her ikisinin de siyasi ayağı olma misyonunu üzerine alıverdi.

7 Haziran’da şu viskisini kamışla içen Sosyal Demokrat, CHP görünümlü HDPliler vardı ya işte aslında o gün görmeliydik; CHP varken HDP’ye gerek olmadığını. HDP’yi baraj üstüne çekip koalisyonlar dönemine sürüklemek istediler. Kemal Kılıçtaroğlu 7 Haziran seçimleri öncesi tek partili iktidar olmaz koalisyon olmalı ifadelerini kullandı. Bu bilinçaltının dile vurmasıydı, Ak Partinin tek başına iktidar olmasını engellemenin tek yolu HDP’yi baraj üstünde tutmaktı.

FETÖ VE CHP, HDP’YE ÇALIŞTI

Dönelim FETÖ’ye… Zaman Gazetesi yazarlarının, Sayın Bahçeli tabiri ile “Alayı” HDP barajı geçmeli algısı yaratıyorlardı. Kimisi kaos çıkar, iç savaş çıkar tehditleri savururken kimisi daha cüretkar bir şekilde Ak Parti tek başına iktidar olmamalı bun için HDP barajı aşmalı diyordu. Peki, CHP ile FETÖ’nün bu kadar birbirine yakın söylemlerini açıklayacak kelime var mı? Kelimeyi bilmemde bir örnek var. PKK ile HDP’nin arasında ki bağ ne ise FETÖ ile CHP’nin arasında ki bağ odur. Çünkü ikisi de aynı dili aynı şeyleri konuşmaktadır. Şimdi PKK terör örgütü, FETÖ de terör örgütü. PKK-HDP arasında ki bağın aynısı FETÖ-CHP arasında da var. O zaman yapılacak belli HDP’liere ne yapılmışsa bence CHP’lilere yapılmalı. Sonuçta Adalet var bu ülke de!

Hesapları tutmuştu ancak oyunlarını bozacak iki kişi vardı karşılarında Erdoğan ve Bahçeli. Bahçeli her fırsatta HDP’yi öne sürüyor, Kamışla viski çeken zengin züppelerine arka arkaya mesajlar yağdırıyordu. 7 Haziran – 1 Kasım arasında ki kaosun sorumlusunu milletçe Bahçeli olarak gösteriyorduk. Ancak daha sonrası için önüne geçtiği kaosu kabul edelim ki biz göremiyorduk.

Erdoğan ise parti içerisinde ki hainlere karşı önlem almaya başlıyor ve Bahçeli’nin 7 Haziran gecesi işaret ettiği sandığı hedef olarak gösteriyordu. Bazı şeyleri kestiremiyoruz ancak bir gerçeği artık görmeliyiz ki 1 Kasım seçimleri olmasa ülke çok zor zamanlar geçirir ve Suriye’ye dönerdi. Hatırlayın, 7 Haziran sorası görünmez bir el Batı’da Doğu düşmanlığı başlatmış ve Doğu otobüslerine kadar taşlanır, yakılır duruma getirmişti. İstenen buydu büyümesi gerekiyordu. Koalisyon hükümeti kurarak Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın artması gerekiyordu. Biri bir şey getirdiğinde öteki karşı çıkacak ve Meclis çalışmaz duruma sokulacaktı. Buda başta ekonomi olmak üzere toplumu her alanda zorlayacaktı.

PKK İÇİN HDP NE İSE FETÖ İÇİN CHP ODUR

Yani 7 Haziran seçim sonuçları 15 Temmuz için bir altyapı çalışmasıydı. Kaosun olduğu yerde asker sahaya inerse kimse karşısına çıkmazdı. Peki, 15 Temmuz’un altyapısı olan 7 Haziran seçim sonuçlarını kimler istiyordu, bakalım;

  1. Seloya Beraber Nasıl salladık ama diyen Şafak Pavey’in partisi CHP
  2. Ak Partiyi indirmek için HDP barajı aşmalı diyen derin FETÖ
  3. Kaos çıkar diyerek algı yaratan FETÖ’nün basın ayağı ZAMAN
  4. Biz olmazsak ülkede huzur olmaz diyen HDP
  5. HDP Barajı aşamazsa Çözüm süreci biter PKKyı tutamayız diyen SELO

YANİ!  Çok net görülüyor ki, PKK ve FETÖ aynı deliğe işiyor. CHP ve HDP bunun siyasi ayağını teşkil ediyor.

 SONUÇ! Yüce Yaradan bu milletin yanında ve Erdoğan ile Bahçeli siyasetin içinde olduğu müddetçe hiçbir BİZANS OYUNU bu ülkeye zarar veremez. Gördük ki 15 Temmuz’a kadar oynadıkları tüm oyunlarda boğuldular. Şimdi yine başladılar oyun oynamaya ama bu ülkenin Cumhurbaşkanı golcü bir isim hem Yeşil Sahalarda hem Siyaset Meydanlarında! Bahçeli’de iyi asist yapan 10 numara bir adam olunca, FETÖ-PKK, CHP-HDP bir olsa ne yazar.

SÖZÜN ÖZÜ; Eyy CHP Seçimle geldiler seçimle gitsinler diyorsun, her defasında da Avrupa adalet sisteminden bahsediyorsun. Al sana Avrupa adaleti Avrupa’da yılda 3-5 milletvekili tutuklanıyor. Bu duruma alışmalısın ve kendini de böyle bir sona karşı hazırlamalısın. HDP gidiyor, eriyor diye de korkma. Sen varken, CHP varken bu ülkede HDP olmasına gerek yok. Siz HDP’den daha başarılı bir şekilde PKK ve FETÖ savunuculuğu yapıyorsunuz. En azından sıkışınca hemen Atatürk’ün yüce isminin arkasına sığınıp yırtmaya çalışıyorsunuz. Anıtkabir’e kaçıp Cennet Mekan Gaziye “milletin seçtiği” adamları şikayet ediyorsunuz. Kısacası Milli Şuurdan, 6 Oktan, Milliyetçilik -pardon size göre- Ulusalcılıktan bahsediyorsunuz ama perdenin gerisinde kıç baş sallıyorsunuz. Size de niye oy verirler anlamıyorum hani siz koyun diyorsunuz ya Ak Partiye oy verenlere, onlarda her seçim sonrası Koyduk mu diyor ya, CHP’ye oy atanlara ne demeliyiz? Hadi hadi sizin kelime dağarcığınız iyi verin bir kopya da onu diyelim size oy veren, burjuva görünümlü viskiyi “Kamış”la içen aSosyal aDemokratlara…

Print Friendly
YORUMLAR



    Yukarı Çık