EkonomiManşet

‘Hakkımızı alana kadar alanlardayız’

Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin, hükümetin bütçe planlamasında kamu emekçilerini yok saydığını ve emekçilerin haklarını almak için meydanlara indiğini söyledi. Şahin, “Bütçeden hakkımızı alan kadar alanlardan inmeyeceğiz, hükümetin talan bütçesine boyun eğmeyeceğiz” dedi.

‘EMEKÇİNİN SESİNİ DUYUN’

Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin ve sendika üyeleri Cumhuriyet Meydanı’nda hükümetin bütçe görüşmelerini eleştirdi. Eyleme, Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Başkanı Basri Keskin, Petrol İş Şube Başkanı Recep Sefer, CHP Kırıkkale Belediye Başkan Adayı Ahmet Eroğlu, CHP Kırıkkale İl Genel Adayı Suna Andıran ve kamu emekçileri destek verdi. Mecliste görüşülen bütçe tasarısında kamu emekçilerin haklarını alamadığını belirten Şahin, bu konuda çalışmalarının olduğunu ve haklarını alana kadar alanlardan inmeyeceklerini söyledi. Seslerinin her geçen gün giderek artacağını belirten Şahin, yağma ve talan bütçesine sessiz kalmayacaklarını ve hükümetin emekçilerin sesini duyması gerektiğini bildirdi.

‘EMEK İÇİN HALK İÇİN BÜTÇE…’

Şahin, baskı ve gerici hükümet sistemine ayak uydurmayacaklarını belirterek, “Bugün iktidara geldiği tarihten bu yana emekçilere işsizlik, yoksulluk ve güvencesizlikten başka bir hayat sunmayan AKP’nin yağma ve talan bütçesine karşı sesimizi yükseltmeye, bütçeden hakkımızı almaya geldik.Bugün bir kez daha emek için, halk için bütçe demeye geldik.Bizler, Her zaman ve her yerde eşitliğin, özgürlüğün, barışın, demokrasinin, bağımsızlığın, Savaşsız ve sömürüşüz bir yaşamın savunucuları; Ekmek, adalet ve özgürlük için mücadele edenler;Geleceğine sahip çıkanlar; Erkek egemen sisteme karşı toplumsal cinsiyet eşitliği için direnenler, Bugün onurlu ve insanca yaşam hakkımız için buradayız! Çünkü biliyoruz, direne direne kazanacağız”

‘BASKISIZ DÜNYA İSTİYORUZ’

“İnsanın insanı sömürmediği; hiç kimsenin dil, din, kültür farklılıkları nedeniyle baskı görmediği bir dünya istiyoruz. İnsanların açlıktan ölmediği; çocukların savaşlar sonucunda anasız babasız kalmadığı bir ülke istiyoruz. Milyonların işsizliğe, açlığa, sefalete ve güvencesizliğe mahkûm edilmediği, Doğanın talan edilmediği, Emperyalizmle ekonomik-siyasi-askeri her türlü bağımlılık ilişkisinin son bulduğu,  Topraklarımızın NATO topraklan olmadığı, Türkiye’de, Ortadoğu’da ve bütün dünyada barışın, kardeşliğin, eşitliğin, adaletin ve dayanışmanın hüküm sürdüğü bir gelecek istiyoruz” dedi.

‘HANİ TAŞ KALKSA ALTINDAN…’

Her taşın altından yolsuzluk çıktığını ve 11 yıldır ülkenin fitne ve fesatla yönetildiğini belirten Şahin, “Bu düzende hangi taş kalksa altından yolsuzluk, kokuşmuşluk çıkıyor. Ülkeyi 11 yıldır fitne fesatla yönetenlerin tüm pislikleri ortada. Bunu görüyorduk, biliyorduk. Her yerde de söylüyorduk. Bu gün tüm kamuoyu buna yolsuzluk ve rüşvete tanıklık ediyor.Bugün AKP dilediği gibi kaynaklan topluyor, kullanıyor ve dağıtıyor.Emekçilerin birikimlerine el konularak, ağır vergilerle toplanan bu kaynaklar, bugün emperyalizmin taşeronluğuna, toplumun tüm ezilenlerini baskı altında tutacak şiddet mekanizmalarına, gerici temelde toplumsal yaşamı yeniden dizayn etmeye aktarılıyor.”

‘KAMU HİZMETİ ÜRETEN BÜTÇE İSTİYORUZ’

Bu kaynaklar, daha fazla istihdam yaratacak, toplumsal refahı arttıracak yatırımlara değil, bir avuç rantiyeci sermayenin ve yandaşların cebine aktarılıyor. Bu kaynaklar barış için değil, savaş için harcanıyor! KESK olarak tüm kamu çalışanlarının kendi işkollarında onlarca sorunları ve talepleri olduğunu ve bu taleplerin takipçisi olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Kayıplarımızın telafisi için her kamu emekçisinin maaşına en az 300 lira zam yapılmasını, Herkese iş ve ücret güvencesi sağlanmasını, Katılımcı, Demokratik Bir Bütçe istiyoruz. Kaynakları faiz olarak sermayeye aktaran değil herkese eşit, ücretsiz, nitelikli ve ulaşılabilir kamu hizmeti üreten bir bütçe istiyoruz”

‘ADALETİ SAĞLAYAN BÜTÇE İSTİYORUZ’

“Kamuda istihdam eksikliğinin giderildiği, tüm çalışanların iş ve ücret güvencesinin sağlandığı; Gelir Dağılımında Adaleti Sağlayan Bir Bütçe İstiyoruz!Vergi yüzsüzleri için teşvikler peş peşe sıralanırken, servet vergisi hala alınmazken, bu ülkede vergi yükünün yoksulluğun pençesindeki emekçilere,  açlık sınırının altındaki asgari ücretliye, gençlere, kadınlara, işsizlere yıkılmasını reddediyoruz.İnsanca bir yaşam hakkını kazanana dek mücadelemiz sürecek!Bu hakkı gasp eden yandaş sendika ile imzalanan satış sözleşmesini kabul etmiyoruz, bütçeden hakkımızı istiyoruz. Aileleri ile birlikte 15 milyonu aşkın kamu emekçisinin, emeklinin taleplerini yok sayan, emekçilerin alın teriyle kazanılmış hakları çöpe atan, yoksulluğu dayatan satış sözleşmesini tanımıyoruz.”

EMEKÇİNİN HAKLARI GASP EDİLİYOR

Bütçeden ve gelirden emeğin hak ettiği payı ve itibarı alana dek sesimiz bu kapıları titretmeye devam edecek. Bizler, Savaş Değil Barış Bütçesi İstiyoruz. Bütçede eğer bir tasarruf yapılacaksa savunma harcamalarından yapılmasını, Suriye’ye yönelik emperyalist saldırganlığın taşeronluğundan vazgeçilmesini istiyoruz. Barış halkların dilindeyken bütçenin savaşın değil,  barışın kardeşliğin bütçesi olmasını istiyoruz. Adımız kadar şunu iyi biliyoruz; hak verilmez, mücadele ile alınır! Onlar da biliyorlar, söyleyecek daha çok sözümüz, değiştirecek gücümüz var. Çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakabilmek için; Bu ülkenin eğitiminden sağlığa, adaletinden ulaşımına kamu hizmeti üretenleri olarak AKP hükümetini uyarıyoruz! Kurduğunuz karanlığın parçası olmayacak, savaşın-rantın-sömürünün bütçesini kabul etmeyeceğiz.” diye konuştu.

Daha Fazlasını Göster

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı