Kırıkkale’nin il oluşumunun 37’nci yıl dönümü nedeniyle yapılan siyasi paylaşımlar, şehir siyasetinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.
İYİ Partili Esra Yılmaz’ın, Kırıkkale’nin il oluşum sürecini anlatırken babası ve dönemin milletvekilleri üzerinden yaptığı değerlendirmede merhum milletvekili Hazım Kutay’a yer vermemesi, kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.
Üstelik kullanılan fotoğrafta, Kırıkkale’nin siyasi tarihinde önemli bir yere sahip olan Hazım Kutay’ın halayın başında yer alması dikkat çekti.
Ortaya çıkan tablo ise şu soruyu gündeme getirdi:
“Esra Yılmaz Hanım, söyleminiz ile paylaşımınız neden bu kadar farklı?”
KIRIKKALE’NİN İL OLUŞUMU TEK BİR İSMİN HİKÂYESİ DEĞİL
Kırıkkale, 17 Ağustos 1989 tarihinde il oldu.
Bu sürecin siyasi aktörleri arasında farklı dönemlerde görev yapan milletvekilleri bulunuyordu.
Bugün geçmişe dönüp bakıldığında isimleri dönemleriyle birlikte doğru şekilde hatırlamak gerekiyor.
Hazım Kutay, 17. ve 18. dönem Kırıkkale milletvekiliydi.
Alparslan Pehlivanlı da 17. ve 18. dönem Kırıkkale milletvekili olarak görev yaptı.
Yaşar Yılmaz ise 18. dönem Kırıkkale milletvekiliydi.
Dolayısıyla Kırıkkale’nin il oluşum sürecini anlatırken bir ismi öne çıkarıp diğerlerini tamamen görmezden gelmek, şehrin siyasi hafızasının eksik anlatılmasına yol açar.
Elbette Yaşar Yılmaz’ın verdiği mücadele anlatılabilir.
Elbette Alparslan Pehlivanlı’nın katkıları anlatılabilir.
Ancak aynı siyasi süreçte görev yapan Hazım Kutay’ın da adı ve katkıları unutulmamalıdır.
Çünkü Kırıkkale’nin tarihi, isim seçilerek değil, bütün aktörleriyle anlatılmalıdır.
HAZIM KUTAY FOTOĞRAFTA VAR, ANLATIDA YOK!
Esra Yılmaz’ın paylaşımındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise kullanılan fotoğraf.
Fotoğrafta merhum milletvekili Hazım Kutay, halayın başında açıkça görülüyor.
Yani Hazım Kutay fotoğrafta var.
Fakat Kırıkkale’nin il oluşum sürecini anlatan metinde Hazım Kutay’ın adı yok.
İşte kamuoyunun asıl dikkat çektiği çelişki de burada ortaya çıkıyor.
Bir insanın fotoğrafını kullanıp aynı dönemin siyasi aktörlerini anlatırken onun ismini hiç anmamak, ister istemez şu soruyu doğuruyor:
“Fotoğrafta gördüğünüz Hazım Kutay’ın adını neden tarih anlatımınızın dışında bıraktınız?”
“HEMŞEHRİCİLİĞİMİZ DAİM OLSUN” DENİLİYORSA…
Esra Yılmaz paylaşımının sonunda, “Her daim hemşehriciliğimiz daim olsun, Kırıkkale var olsun” ifadelerini kullanıyor.
Bu söz elbette güzel bir temenni.
Ancak hemşehricilik yalnızca bugün aynı siyasi zeminde bulunanları hatırlamak değildir.
Hemşehricilik, geçmişte bu şehir için görev yapmış, mücadele etmiş ve siyasi hayatında iz bırakmış isimleri de hatırlamaktır.
Hazım Kutay’ı anmak bir siyasi partiye destek vermek değildir.
Alparslan Pehlivanlı’yı anmak da değildir.
Yaşar Yılmaz’ı anmak da değildir.
Bunların tamamı Kırıkkale’nin ortak siyasi hafızasının parçalarıdır.
“BABANIZI DA BİRİ UNUTSA SİZ NE DERDİNİZ?”
Asıl meseleye bir de başka açıdan bakmak gerekiyor.
Bugün Esra Yılmaz’ın babası Yaşar Yılmaz’ın Kırıkkale’nin il oluşumundaki mücadelesinin anlatılması elbette hakkıdır.
Peki yarın başka biri çıkıp “Yaşar Yılmaz’ın adı önemli değil, biz başka isimleri anlatacağız” dese Esra Yılmaz ne düşünürdü?
Babasının emeğinin ve siyasi mücadelesinin bir başkası tarafından yok sayılması karşısında nasıl bir tepki verirdi?
İşte tam da bu nedenle, başkasının emeğini de aynı hassasiyetle değerlendirmek gerekiyor.
Kendi babanızın unutulmasını istemiyorsanız, başkalarının da bu şehrin tarihindeki yerinin unutulmamasına özen göstermek gerekir.
Çünkü vefa, sadece bize yakın olanlara gösterildiğinde vefa olmaktan çıkar.
KESKİN’DE SİYASET YAPARKEN KIRIKKALE’NİN HAFIZASI DA UNUTULMAMALI
Esra Yılmaz’ın bugün Kırıkkale’de, özellikle Keskin’de siyaset yapan bir isim olması da konuyu daha önemli hale getiriyor.
Kırıkkale’nin siyasi tarihine ilişkin paylaşımlarda bulunurken, siyasi görüşlerden bağımsız olarak geçmişte görev yapmış isimlerin tamamına karşı aynı hassasiyetin gösterilmesi beklenir.
Çünkü Hazım Kutay sadece bir siyasi partinin milletvekili değildi.
O, 17. ve 18. dönem Kırıkkale milletvekili olarak bu şehrin siyasi tarihinde yer almış bir isimdi.
Aynı şekilde Alparslan Pehlivanlı da 17. ve 18. dönem milletvekili olarak Kırıkkale’nin siyasi hafızasında önemli bir yere sahipti.
Yaşar Yılmaz ise 18. dönem milletvekili olarak aynı dönemin siyasi aktörlerinden biriydi.
Bu isimleri birbirinden kopararak anlatmak yerine, Kırıkkale’nin il oluşumundaki siyasi tablo bütünlüğüyle ortaya konulmalıdır.
ENGİN PEHLİVANLI’NIN PAYLAŞIMI DA TARTIŞMAYA EKLENDİ
Tartışmanın bir diğer boyutunu ise AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Engin Pehlivanlı’nın yaptığı paylaşım oluşturdu.
Pehlivanlı’nın paylaşımının Esra Yılmaz’ın anlatımıyla benzerlik göstermesi de siyasi çevrelerde ayrıca konuşuldu.
Farklı siyasi partilerden iki isim…
Farklı siyasi kimlikler…
Ancak Kırıkkale’nin yakın tarihine ilişkin anlatıda yine aynı eksiklik dikkat çekiyor:
Hazım Kutay yok.
Oysa mesele parti meselesi değil.
Mesele, Kırıkkale’nin siyasi hafızasının doğru ve eksiksiz aktarılması meselesidir.
KIRIKKALE’NİN TARİHİ SADECE BİR PARTİNİN YA DA BİR AİLENİN TARİHİ DEĞİLDİR
Kırıkkale’nin il oluşumu bir kişinin, bir ailenin veya tek bir siyasi partinin başarısı olarak anlatılamaz.
Bu şehir için farklı siyasi görüşlerden insanlar mücadele etti.
Milletvekilleri farklı dönemlerde görev yaptı.
Aynı hedef doğrultusunda farklı siyasi kanatlardan katkılar sunuldu.
Bu nedenle bugün yapılması gereken, geçmişi siyasi hesaplaşmalar üzerinden yeniden şekillendirmek değil, kim ne yaptıysa hakkını teslim etmektir.
Hazım Kutay da bu tarihin bir parçasıdır.
Alparslan Pehlivanlı da bu tarihin bir parçasıdır.
Yaşar Yılmaz da bu tarihin bir parçasıdır.
ŞİMDİ KAMUOYU ŞUNU SORUYOR
Esra Yılmaz’ın paylaşımında 17. ve 18. dönem milletvekili Hazım Kutay neden yok?
Fotoğrafta halayın başında duran Hazım Kutay, Kırıkkale’nin il oluşumunu anlatan metinde neden anılmıyor?
“Her daim hemşehriciliğimiz daim olsun” denilirken, Kırıkkale’nin siyasi hafızasında yer etmiş bir isim neden unutuluyor?
Ve en önemlisi:
Sizin babanızın emeği bir başkası tarafından unutulsaydı, siz ne derdiniz?
Kırıkkale’nin tarihi, siyasi yakınlıklara göre yazılmamalıdır.
Kim hangi partideydi, kim kiminle aynı siyasi görüşteydi diye değil;
Kim bu şehir için ne yaptıysa, o şekilde anlatılmalıdır.
Çünkü tarih, kişilere göre şekillendirilecek bir paylaşım metni değildir.
Fotoğrafta başı çeken bir isim, tarih anlatısında yok sayılamaz.
Kırıkkale’nin hafızası güçlüdür.
Kim vardı, kim ne yaptı, kim nerede durdu…
Bu şehir bunları unutmaz.











