EkonomiManşet

‘Bozuk düzende sağlam çark olmaz!’

Kırıkkale’deki siyasi partiler, sendika ve dernekler halkı, “Yolsuzluk, yoksulluk, zulüm düzeninden hesap sormak için Özgürlük, Barış, Demokrasi, Adalet Ve Emek Mitingine” davet etti.‘LÜKS VE ŞAŞAA DÜŞKÜNÜ…’

Petrol-İş Sendikası Şube Başkanı Recep Sefer, Eğitim Sen Şube Başkanı Yüksel Şahin, Türkiye Emekliler Derneği Şube Başkanı Basri Keskin, Atatürkçü Düşünhce Derneği Şube Başkanı Yakup Sevinç, Alevi Kültür Derneği Şube Başkanı Naci Çelik ve Cumhuriyet Halk Partisi Kırıkkale İl Başkanı Ziya Kavlak’ın imzasının bulunduğu ortak çağrı metninde şu açıklamalar yer aldı; “On bir yıldır iktidarda bulunan AKP ve gizli ortağı arasındaki ittifak çatırdadı; etrafa rüşvet, yolsuzluk, ihtilas (aşırma), irtikâp (yiyicilik) yayıldı. Ağızlarını her açtıklarında “Allah, Peygamber, din, iman” sözleri dökülenlerin nasıl da dünya malına tamah ettikleri, nasıl da lüks ve şaşaa düşkünü oldukları, nasıl da paraya taptıkları bir bir ortaya dökülüyor.

‘İDDİALARI İTİRAF KABUL EDİYORUZ’

Her iki tarafın birbiriyle ilgili iddialarını birer itiraf olarak kabul ediyoruz. Çünkü ikisinin de masum olmadığını, suç ortağı olduklarını biliyoruz. Yolsuzluk, yoksulluk, zulüm düzeninin sorumlusu olduklarını biliyoruz. İktidarda on birinci yılını tamamlayan AKP, gizli ortağının da yardımıyla, örneklerine ancak tek parti diktatörlüklerinde rastlanan, eskisinden bile daha baskıcı, daha otoriter, daha totaliter bir rejim kurdu. “AKP’nin Yeni Rejimi”nde emek yok, barış yok, demokrasi yok, adalet yok, özgürlük hiç yok! AKP, bir yandan bütün toplumu kendi zihniyeti doğrultusunda yukarıdan aşağıya yeniden şekillendiriyor, bir yandan da pervasızca uyguladığı neoliberal politikalarla emekçilerin haklarına saldırıyor. Emekçiler için en kötü koşullarda aşırı çalıştırma, her türlü angarya, güvencesizlik demek olan taşeronlaştırma, gerek kamuda gerekse özel sektörde alabildiğine yaygınlaştı; Türkiye Cumhuriyeti, Taşeron Cumhuriyeti’ne dönüştü. Hükümet, Türkiye işçi sınıfının en önemli kazanımlarından olan kıdem tazminatını yok etmek için pusuya yatmış, fırsat bekliyor. Hâlâ grev hakkı tanınmayan kamu emekçileri, yandaş “sendika”yla “toplu sözleşme” adı altında yapılan “toplu satış”la yoksulluk sınırının altında ücretlere mahkûm ediliyor.

‘KARMA EĞİTİMİ KALDIRMAYI PLANLIYOR’

AKP’nin “Yeni Rejim”inde, “Yeni Türkiye”sinde yaşam tarzlarına müdahale sistematik bir hale dönüştü. Kendisi gibi yaşamayan herkesi “günahkâr”, “kâfir” ilan eden zihniyet “kızlı, erkekli” bir arada olmayı yasaklıyor, karma eğitimi bile kaldırmayı planlıyor. Kadın-erkek eşitliğini kategorik olarak reddeden AKP’nin muhafazakâr zihniyeti sürekli olarak kadınları hedef alıyor. AKP iktidarı döneminde kadın cinayetleri çığ gibi artarken “Her kürtaj bir Uludere’dir.” demagojisiyle kürtaj hakkı yasaklanıyor, kadınların kaç çocuk doğuracağına bile Başbakan karar veriyor. AKP’nin baskı politikalarından sendikalar, meslek örgütleri de payını alıyor; yöneticilerimiz, üyelerimiz tutuklanıyor, TMMOB’nin yetkileri yok ediliyor, TTB’nin Gezi Direnişi süresince yürüttüğü hekimlik faaliyetleri bile soruşturma konusu yapılıyor, yasaklanmaya çalışılıyor. Gözü kârdan, ranttan, paradan başka bir şey görmeyen, piyasaya tapınan liberal zihniyet ormanlarımızı, dağlarımızı, nehirlerimizi, kentlerimizi yağmalıyor, yaşam alanlarımızı yok ediyor.

‘ARTIK YETER’ DEDİLER…

AKP’nin on bir yıllık iktidarına, neoliberal ekonomi politikalarına, muhafazakâr toplum mühendisliği dayatmalarına karşı halkımız “Artık Yeter!” dedi! Geçtiğimiz Haziran ayında İstanbul’da ağacına, parkına, yaşam tarzına sahip çıkan milyonlarca yurttaşımızın katıldığı Gezi Parkı’nda başlayan direniş hızla bütün ülkeye yayıldı ve isyana dönüştü. İşçiler kıdem tazminatına sahip çıkmak için şalterleri indirmek dahil sonuna kadar direneceklerini şehir şehir gerçekleştirdikleri eylemlerle, direnişlerle kanıtladılar. Kamu emekçileri satış sözleşmesini kabul etmediler, onurları ve geleceklerine sahip çıkarak greve gittiler.

‘DÜNE KADAR RANTI PAYLAŞANLAR…’

İşte bu nedenledir ki, iktidar bloğu içinde yönetememe krizi ve iktidar kavgası başladı. Düne kadar rantı birlikte paylaşanlar şimdi birbirlerine darbe yapıyor, saray kavgasına tutuşuyorlar. Yolsuzluk ve kirlenmişliği artık gizleyemiyorlar. Her yerden pislik kokuları yükseliyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz, olmayacak.  Aylardır “Bu daha başlangıç” diyoruz. Önümüzdeki dönem AKP’nin hesap verme dönemi olacak. Gün, hesap sorma günüdür! Gün, eşit, özgür ve demokratik bir geleceğe dair umudu daha da büyütme günüdür! Gün, isyanı hep bir ağızdan haykırma günüdür! Gün, mücadeleyi büyütme günüdür! Bizler demokratik kitle örgütleri, sendikalar, odalar, siyasi partiler olarak; tüm bu gelişmeler karşısında KESK, DİSK, TMMOB, TTB’nin 11 Ocak 2014’te Ankara’da yapacağı Özgürlük, Barış, Demokrasi, Adalet ve Emek Mitingi’ne biz de katılıyoruz. Kırıkkale halkını da katılmaya çağırıyoruz”

Etiketler
Daha Fazlasını Göster

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı