GündemKırıkkaleManşetSpor

Kale Dağcılık keşiflere devam ediyor

Haber71.Net - Google News | Abone Ol

Kale Dağcılık Derneği ‘Sporumuzu yapıyoruz, çevremizi tanıyoruz’ sloganıyla başlattığı yerel güzelliklere keşiflerine devam ediyor.  Kulüp bu hafta Ankara’nın Nallıhan ilçesinde orman, şelale, kız tepeleri, kuş cenneti ile ünlü Sarıçalı zirvesi çıktı
 
ALTUN TIRMANIŞI ANLATTI
Kale Dağcılık Külübü ‘Sporumuzu yapıyoruz, çevremizi tanıyoruz’ sloganıyla başlattığı  ve çevre illerde ve ilimizdeki doğal güzellikleri keşfetmeyi hedefleyen yürüyüş ve tırmanma faaliyetlerini ikincisinde Başkent Ankara’nın Nallıhan ilçesindeki Sarıçalı zirvesine bir program düzenledi. 12 sporcuyla başlayan ve İki günlük süren programın ayrıntılarını kulüp başkanı Metin Altun sizler için yazdı.
 
500 YILLIK ÇINARLAR
İlk gün Uyuzsuyu Şelale kamp alanından Sarıçalı Zirvesine çıktık. Zirve tırmanışımız iki saat süren dönüşümüz dört saati bulmuştu. Zirvenin değişik kesimlerinde bulunan 500 yıllık ağaçlardan oluşan bölgeyi gezdikten inişe geçtik. İlk günkü programı zirve ve şelale gezisiyle tamamladık. Uyuzsuyu  Şelalesi;  1120 m. yüksekliğinde her tarafı çam ormanlarıyla kamplı ortasından şelaleyi oluşturan suyun geçtiği, Sarıçalı Dağının tam kuzeyinde yer alan bir mesire bölgesiydi. Ali Çağlıyan, Tahir Taşdemir, Havva Atun, Vedat Payalan, Handan Atun, Şerife Taşdemir, Tülay Çağlıyan, Mine Atun Dikici, Volkan Yılmaz, Süheyla Yılmaz ve İsmet Demir’den oluşan dağcılarımız gecenin karanlığında yola çıktık. Sabah namazında Nallıhan ilçesindeydik. Ekipteki Nallıhanlı rehberimiz Tahir Taşdemir haricindeki diğer sporcular gibi bende bu coğrafyaya ilk defa gidiyordum. Daha önceleri Tahir abimiz Sarıçalı dağını öve öve bitiremiyordu. Ancak biz Ankara il sınırları içinde pek yeşil olacağına inanmıyorduk. Ne zaman ki Uyuzsuyu Şelalesini görene kadar.Sabah namazı sonrası hiç oyalanmadan Nallıhan-Mudurnu yolu güzergâhı üzerinde yaklaşık 30 km. kadar ilerledikten sonra Karacasu köyü tabelasından sola döndük. Köyde sularımızı doldurduktan sonra Uyuzsuyu şelale bölgesinde ki kamp alanına geldik. Burası 1120 m. yüksekliğinde her tarafı çam ormanlarıyla kamplı ortasından şelaleyi oluşturan suyun geçtiği, Sarıçalı Dağının tam kuzeyinde yer alan bir mesire bölgesiydi. Kamp alanına geldiğimizde bizden önce gelen sadece bir otomobil vardı. Çünkü henüz çok erken saatti. Kahvaltı için hemen hazırlıklara başladık. Çünkü Sarıçalının zirvesi biz bekliyordu. Tam bir imece usulünde, el birliği ile sabah kahvaltısını hazırladık. Kimimiz ateşi yakarken, kimimiz çayı demliyor, kimimiz de diğer nevaleleri yerleştiriyorduk.Kahvaltıya başladığımızda saat 08.00 sularıydı. Çaylarımızı içip, kahvaltımızı yaptıktan sonra enerjimizi toplamıştık. Sıra, tırmanışa gelmişti. Rehberimiz, parkurun çok zor olduğunu anlatınca bayan sporcularımızın pek çoğu vazgeçerken onları sadece Süheyla Yılmaz adlı sporcumuz temsil edecekti.
 
TABDUK EMRE TÜRBESİ
Programın ikinci günü daha yoğundu. Nallıhan Belediyesi Ayhan Sümer Kültür merkezinde kısa bir gezinti yapıldıktan sonra şehir terasından topluca Nallıhan ilçesine tepeden baktık.Nallıhan ilçesinde gezilecek ve görülecek yer pek çoktu. Belediye müzesini, Köroğlu’nun atının nalının asılı olduğu söylenen tarihi hanı ( hanedan Cafe ),  yöresel ürünlerin sergilendiği Le Gacım Yöresel ürünler “ cafesini kısa, kısa gezdik.Saatlerimiz 11.00 suları gösterirken Tabduk Emre türbesindeydik. Nallıhan ilçesine gidilip te Tabtuk Emre’ nin türbesine uğramadan geçmek olmazdı. Saatlerimiz 11.00 sularını gösterirken yöre halkına çiftçilik ve hayvancılığı anlatırken manevi değerleri de öğreten Tabduk Emre’nin türbesine vardık. Tabduk Emre’nin türbesi Sakarya vadisinde kurulmuş Emrem Sultan köyü yanındaydı.Nallıhan ilçesini gez gez bitmiyordu. Saatlerimiz 12.20 sularını gösterirken yine başka bir gezendeydik. Nallıhan’ın kuş cennetinin yanı başındaki bu gizemli, üzerinde ot dahi bitmeyen bu tepelere halkımız “ Kız tepeleri” adını vermişti.Kız tepelerindeki serüvenimiz saat 12.30 sularında başladı. Çimento, kireç karışımı yeşilimsi bazı yerlerinde kızıla dönmüş rengiyle Kuş cenneti yanında bir tablo gibi duruyordu. Çimento, kireç karışımı bölgelerde toprağın sıcaktan pişerek çok küçük kiremit parçacıklarını oluşturduğu dikkatimizden kaçmıyorduBaşka bir gezegeni andıran kız tepelerindeki öğle sıcağında yaptığımız yürüyüşümüz iki saat sürdü. Biz yorulmuştuk ancak program hala devam ediyordu. Sırada çok az kişinin bildiği Nallıhan-Çayırhan Kuş Cennetindeydi.
 
187 KUŞ ÇEŞİDİ
Çayırhan Kuş Cenneti;  Köroğlu dağından doğup gelen ve Sakarya Irmağının en önemli iki ana kolu olan Kirmir çayı ile Aladağ çaylarının birleştiği noktada Çayırhan barajının uzantısında oluşan gölet üzerinde bulunan göçmen kuşların uğradığı barınaktır. Ankara iline 130 km, Beypazarı ilçesine 32 km Nallıhan ilçesine 28 km uzaklıktadır. Kuş cennetinde bir adet gözlem evi bulunmaktadır. Gözlem evi yetkilisi Engin Soysal’dan aldığımız bilgiye göre kuş cennetinde 187 çeşit kuş türü bulunduğunu ve burasının göçmen kuşlarının en önemli geçiş alanlarından birisi olduğunu canlı olarak gözlemlemiş oluyorduk.Çayırhan kuş cenneti,  Nallıhan faaliyetinin son noktasıydı. Nallıhan programı tarihi dokusu, coğrafi güzellikleriyle, kuş cennetiyle, kültür ve inanç turizmi ile ekibimize doyumsuz güzellikleri bir arada yaşatmıştı. Sloganımızda da belirttiğimiz gibi “ Sporumuzu yaparken çevremizi de gezmeye devam ediyoruz. Bu gezide, Nallıhan ilçesinin az bilinen güzelliklerini tanıma fırsatını buluyordu. Yazımızı 13.yüzyılda yaşamış Anadolu’nun manevi büyüklerinden olan Tabduk Emre’nin dizileriyle noktalıyoruz  “ Bu dünyadan gider olduk, Kalanlara selam olsun,  Ardımdan hayır dua, kılanlara selam olsun.
 

Daha Fazlasını Göster

Benzer Haberler

Başa dön tuşu