ANKARA’NIN YOLUNDAKİ EN BÜYÜK ENGEL KESKİN’DE AŞILDI! MUHİTTİN PAŞA YAKALANMASAYDI NE OLACAKTI?
19 Eylül 1919…
Takvimler Millî Mücadele’nin en kritik günlerini gösteriyordu. Anadolu’nun geleceği henüz belirsizdi. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları bağımsızlık mücadelesini örgütlemeye çalışırken, İstanbul Hükümeti’nin Anadolu üzerindeki etkisi hâlâ güçlüydü.
İşte tam da böyle bir dönemde Keskinliler tarih sahnesine çıktı.
19 Eylül 1919’da Ankara Valisi Muhittin Paşa, Keskin ile Elmadağ arasındaki Kılıçlar Beli’nde, Keskinli Kuvâ-yı Milliye güçleri tarafından yakalanarak Sivas’ta bulunan Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye’ye gönderildi. TBMM’nin yayımladığı tarihî çalışmalarda da Muhittin Paşa’nın Keskin civarında yakalanarak Sivas’a gönderildiği açık biçimde yer alıyor.
KESKİN’İN ATTIKLARI ADIM, ANKARA’NIN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Bugünden 107 yıl geriye baktığımızda şu soru hâlâ önemini koruyor:
Muhittin Paşa yakalanmasaydı, Ankara Millî Mücadele’nin merkezi olabilir miydi?
Elbette tarihte yaşanmamış bir senaryonun sonucunu kesin olarak bilmek mümkün değil. Ancak bilinen gerçek şu:
Muhittin Paşa’nın etkisiz hale getirilmesi, Ankara’daki İstanbul Hükümeti otoritesinin kırılması ve Millî Mücadele yanlısı yerel teşkilatlanmanın güçlenmesi açısından önemli bir dönüm noktasıydı.
Atatürk Ansiklopedisi’nde de Muhittin Paşa’nın yakalanarak Sivas’a gönderilmesinin ardından Ankara’daki millî iradenin güçlendiği, Yahya Galip Bey’in vali vekilliğine getirildiği ve yaşanan gelişmelerin Mustafa Kemal Paşa’yı Millî Mücadele’yi yürütmek için Ankara’yı merkez seçmeye yönelten süreçte etkili olduğu belirtiliyor.
KESKİNLİLER SADECE BİR VALİYİ YAKALAMADI
19 Eylül’de yaşanan olay, sadece bir valinin yakalanmasından ibaret değildi.
Bu olay, Anadolu’daki milli iradenin İstanbul Hükümeti’ne karşı açık bir şekilde ortaya koyduğu iradenin göstergelerinden biriydi.
Keskinli Kuvâ-yı Milliye reislerinden Rıza Bey öncülüğündeki güçlerin Muhittin Paşa’yı yakalaması, Ankara’nın Millî Mücadele içerisindeki konumunu daha da güçlendiren gelişmelerden biri oldu. Akademik çalışmalarda olayın Keskin ile Elmadağ arasındaki Kılıçlar Beli’nde gerçekleştiği özellikle kaydediliyor.
ANKARA’YA GİDEN YOLDA KESKİN VARDI
Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya gelişi 27 Aralık 1919’da gerçekleşti.
Ancak Ankara’nın Millî Mücadele’nin merkezi haline gelmesi bir günde olmadı.
Ankara’daki milli teşkilatlanma güçlendi, İstanbul Hükümeti’nin gönderdiği yöneticilere karşı tepki büyüdü ve Muhittin Paşa’nın yakalanmasıyla önemli bir eşik aşıldı.
Atatürk Ansiklopedisi, bütün bu gelişmelerin Mustafa Kemal Paşa’nın Kurtuluş Savaşı’nı yürütmek için Ankara’yı merkez seçmesine giden süreçte etkili olduğunu belirtiyor.
İŞTE KESKİN’İN TARİHTEKİ YERİ TAM DA BURADA BAŞLIYOR.
Sivas’tan Ankara’ya uzanan Millî Mücadele yolunda Keskin, kritik bir geçiş noktası oldu.
Bugün Ankara’da TBMM’nin bulunduğu yerde yükselen Cumhuriyet tarihinin temellerinden biri, 1919’un o çetin günlerinde Anadolu’nun küçük bir ilçesinde verilen mücadeleyle güç kazandı.

HACI K. MEHMET ATAKUL VE KESKİNLİ KAHRAMANLAR
Bu tarihî olayın anlatıldığı Keskin kaynaklarında Hacı K. Mehmet Atakul ve Hamitli Rıza Bey başta olmak üzere Keskinli isimlerin mücadelesine dikkat çekiliyor.
Keskin’in millî mücadele tarihindeki rolü yalnızca 19 Eylül’deki olayla da sınırlı değildi.
İzmir’in işgali sonrasında Keskin halkının İstanbul makamlarına gönderdiği protesto telgrafları da ilçedeki millî bilincin erken dönemde ortaya çıktığını gösteriyor. TÜBA’nın Millî Mücadele’nin Yerel Tarihi 1918-1923 çalışmasında Keskin halkının 1919’daki protesto faaliyetlerine de yer veriliyor.
“KAHRAMAN KESKİNLİLER” NEDEN UNUTULMAMALI?
Çünkü 19 Eylül 1919, Keskin için sıradan bir tarih değildir.
O gün Keskinliler, Millî Mücadele’nin kaderini etkileyen kritik bir görevi yerine getirdi.
Muhittin Paşa yakalandı.
Ankara’daki İstanbul Hükümeti otoritesi büyük bir darbe aldı.
Millî Mücadele yanlısı Ankara’nın eli güçlendi.
Ve birkaç ay sonra Ankara, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ev sahipliği yapacak olan şehir olarak tarih sahnesinde daha da öne çıktı.
BUGÜN 19 EYLÜL…
Bugün 19 Eylül.
107 yıl önce Keskin ile Elmadağ arasındaki Kılıçlar Beli’nde yaşanan o olayın üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti.
Ama tarih hâlâ aynı soruyu sorduruyor:
“Keskinliler o gün Muhittin Paşa’yı yakalamasaydı, Ankara’nın Millî Mücadele’deki rolü nasıl şekillenecekti?”
Bunun kesin cevabını tarih veremez.
Fakat tarihî belgelerin ortaya koyduğu gerçek şudur:
Keskinlilerin 19 Eylül 1919’da gerçekleştirdiği bu müdahale, Ankara’nın Millî Mücadele’nin merkezi haline gelmesine giden süreçte önemli bir dönüm noktasıydı.
Ve bu nedenle 19 Eylül, Keskin için sadece geçmişi hatırlama günü değil;
MİLLÎ MÜCADELE’DE KESKİN’İN TARİHİ ROLÜNÜ HATIRLAMA GÜNÜDÜR.
19 Eylül 1919’u unutma!
Kahraman Keskinlileri unutma!
Kılıçlar Beli’nde tarihe geçen o mücadeleyi unutma!
Çünkü Cumhuriyet’e giden yolun taşları yalnızca büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun yiğit ilçelerinde de döşendi.
19 EYLÜL 1919 — KAHRAMAN KESKİNLİLER GÜNÜ
Başta Hacı K. Mehmet Atakul ve Rıza Bey olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün Keskinli kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.











