
1960 yılında lise eğitimi için geldiği Kırıkkale’ye, yıllar sonra üniversitenin kurucu rektörü olarak döndü. Akademiden devlet yönetimine uzanan hayatında şehirle bağını sürdüren Beşir Atalay, Kırıkkale’nin 66 yıllık değişimine ilişkin tanıklıklarını, üstlendiği sorumlulukları ve geleceğe yönelik önerilerini anlattı. Üniversitenin kuruluşundan savunma sanayisine uzanan buluşmada, bir şehrin hafızası, geçmişi ve geleceği aynı masada konuşuldu.
Eski Başbakan Yardımcısı ve Kırıkkale Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Beşir Atalay, 1960 yılında lise eğitimi için geldiği Kırıkkale ile 66 yıla yayılan hikâyesini, 16 Ekim’de Yıldırım Et Lokantası’nda düzenlenen özel buluşmada paylaştı.
Akademiden bürokrasiye, rektörlükten bakanlıklara uzanan hayatında Kırıkkale ile üç önemli dönemde kesişen yollarını anlatan Atalay, konuşmasının bazı bölümlerinde duygulandı. Öğrencilik yıllarının hatıraları, üniversitenin kuruluşunda alınan sorumluluklar, kamu görevleri sırasında yürütülen çalışmalar ve şehrin geleceğine ilişkin düşünceler, programın ana gündemini oluşturdu.
Atalay’ın Dünden Bugüne Anılar ve Anılarımla Şehrimiz Kırıkkale kitaplarında da yer verdiği tanıklıklar, Kırıkkale’nin gelişimini farklı dönemlerin içinden anlattı. Buluşma, Atalay’ın hayatındaki dönüm noktalarıyla şehrin dönüşümünün nasıl iç içe geçtiğini ortaya koydu.
1960’ta başlayan bağ, akademik bir çalışmaya dönüştü
Kırıkkale’ye ilk gelişini ve o yıllardaki şehir hayatını anlatan Atalay, üniversite eğitiminden Erzurum’da sürdürdüğü akademik çalışmalara uzanan dönemi de katılımcılarla paylaştı.
Atalay, 1981 yılında doçentlik tezi olarak hazırladığını belirttiği Sosyal Değişmeler Işığında Kırıkkale kitabının ortaya çıkış sürecine değindi. Şehrin toplumsal yapısını ve yıllar içinde geçirdiği dönüşümü bilimsel bir bakışla ele aldığı çalışmanın arka planını anlattı.
Öğrencilik yıllarında tanıdığı şehri daha sonra akademik araştırmalarının konusu hâline getiren Atalay’ın anlatımı, Kırıkkale’ye duyduğu ilginin bilimsel yönünü de öne çıkardı. Şehir hayatına ilişkin gözlemleri, araştırmaları ve farklı görevlerde edindiği deneyimler, sonraki yıllarda kaleme aldığı anı kitaplarını besleyen bir birikime dönüştü.
Bu yönüyle Atalay’ın Kırıkkale hikâyesi, bir şehrin değişimini hem yaşayan hem de kayıt altına alan bir akademisyenin tanıklığını taşıdı.
Özal döneminden Devlet Planlama Teşkilatına: Kırıkkale için yürütülen girişimler
Atalay, 1980’li yıllara ilişkin anlatımında Anavatan Partisi iktidarı döneminin siyasi atmosferini değerlendirdi. Turgut Özal ve kardeşi Yusuf Bozkurt Özal ile tanışmasını, ardından Devlet Planlama Teşkilatında görev yaptığı yılları anlattı.
Bu süreçte Kırıkkale için yürüttüğü çalışmalara da değinen Atalay, şehirle ilgili girişimlerini ve dönemin karar süreçlerine ilişkin hatıralarını paylaştı.
Atalay’ın kendi tanıklıkları üzerinden aktardığı bu dönem, Kırıkkale’nin gelişiminde etkili olan ilişkileri, kurumlar arasındaki temasları ve şehir için yürütülen çalışmaların arka planını gündeme taşıdı. Anlatımında, Kırıkkale ile bağının farklı görevler üstlendiği yıllarda da devam ettiği görüldü.
Kırıkkale Üniversitesinde kurucu sorumluluk: Üç hedef etrafında başlayan yolculuk
Beşir Atalay’ın Kırıkkale ile ikinci büyük buluşması 1992 yılında gerçekleşti. Bu kez şehre, yeni kurulan Kırıkkale Üniversitesinin kurucu rektörü olarak geldi.
1989 yılında il statüsüne kavuşan Kırıkkale’de, 1992’de kurulan üniversite şehrin gelişiminde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Eski ESO binasında eğitim hayatına başlayan üniversitenin kuruluş süreci, Atalay’ın şehirle ilişkisindeki en önemli sorumluluk alanlarından birini oluşturdu.
Atalay, rektörlük dönemindeki önceliklerini üç temel başlıkta topladı: Üniversite ile şehir arasında güçlü bir bütünleşme sağlamak, nitelikli akademisyenleri Kırıkkale’ye kazandırmak ve modern bir kampüs inşa etmek.
Öğretim üyelerinin şehirde ikamet etmesini teşvik eden uygulamaların da bu anlayışın parçası olduğunu ifade eden Atalay, üniversitenin Kırıkkale ile güçlü ve kalıcı bir ilişki kurmasını önemsediklerini anlattı.
Kuruluş yıllarında akademik kadronun oluşturulması, eğitim imkânlarının hazırlanması ve kampüsün şekillenmesi için yürütülen çalışmalar, Atalay’ın konuşmasında ayrıntılarıyla yer buldu. Öğrencilik yıllarında geldiği şehirde bir üniversitenin kuruluş sorumluluğunu üstlenmesi, 66 yıllık hikâyesinin en dikkat çekici dönüm noktalarından biri olarak öne çıktı.
Üniversitenin kuruluşunda birlikte çalıştığı isimlerin emeğini hatırlattı
Atalay, Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın üniversite ziyareti sırasında dile getirdiği göçmen üniversitesi oluşturma tavsiyesini de hatırlattı. Kuruluş dönemindeki görüşmeleri ve üniversitenin geleceğine ilişkin değerlendirmeleri katılımcılarla paylaştı.
Bu süreçte katkı sunan dönemin DYP milletvekilleri Abdurrahman Ünlü, Hacı Filiz ve Sadık Avundukluoğlu ile Vali Fikret Güven ve Belediye Başkanı Hayati Karayol’un çalışmalarını anlattı.
Atalay’ın kuruluş hikâyesinde, farklı görevlerde bulunan isimlerin üniversite için ortaya koyduğu çaba da yer aldı. Kendi üstlendiği sorumlulukları aktarırken, birlikte çalıştığı kişilerin katkılarını hatırlattı.
Dünden Bugüne Anılar ve yeni yayımlanan Anılarımla Şehrimiz Kırıkkale kitaplarında ayrıntılı biçimde ele aldığı bu dönem, üniversite ile şehir arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğuna dair tanıklıklar sundu.
28 Şubat sürecinden bakanlıklara uzanan hayatında Kırıkkale bağını korudu
28 Şubat sürecinde yaşadıklarını ve rektörlük görevinden ayrılışını kitaplarında ayrıntılarıyla anlatan Atalay, toplantıda bu döneme kısaca değindi.
Akademiden siyasete geçişini, Devlet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı dönemlerini de değerlendiren Atalay, üstlendiği görevler boyunca Kırıkkale ile bağını koruduğunu ifade etti.
Şehrin gelişimine yönelik çalışmalarını farklı sorumluluklar altında sürdürdüğünü anlatan Atalay’ın konuşmasında, Kırıkkale ile ilişkisinin hayatının birden fazla döneminde yeniden şekillendiği görüldü. Öğrencilikle başlayan bağ, akademik çalışmaların ardından üniversitenin kuruluşuna ve kamu görevleri sırasında yürütülen girişimlere uzandı.
2011’de üçüncü buluşma: Vatandaşla doğrudan temas, kurumlarla güç birliği
Atalay’ın Kırıkkale ile üçüncü önemli buluşması, 2011 yılındaki milletvekili adaylığı döneminde yaşandı.
Bu süreçte vatandaşlarla doğrudan iletişime ve kurumlar arası iş birliğine dayalı bir çalışma yürüttüklerini belirten Atalay, her cuma halkla bir araya geldikleri toplantılar düzenlediklerini anlattı.
Vatandaşların taleplerini doğrudan dinlemeye önem verdiklerini aktaran Atalay, şehrin sorunlarının tespit edilmesi ve çözüm yollarının geliştirilmesi için farklı kurumları bir araya getiren çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
Ayda bir gerçekleştirilen güç birliği toplantılarında ise bakanlıklar düzeyinde katılım sağlandığını belirtti. Bu toplantılarda Kırıkkale’nin ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesinin ve çözüm için ortak çalışma yürütülmesinin amaçlandığını anlattı.
Atalay’ın aktardığı bu çalışma düzeninde, vatandaşın gündemini dinlemek ile ilgili kurumları aynı mesele etrafında buluşturmak birbirini tamamlayan adımlar olarak yer aldı.
Savunma sanayisi vurgusu: Silah OSB ve yaklaşık 5 bin kişilik istihdam açıklaması
Kırıkkale’nin sanayi ve savunma sanayisi alanındaki potansiyeline de dikkat çeken Atalay, Silah Organize Sanayi Bölgesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Silah Organize Sanayi Bölgesi’nin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Atalay, bölgede bugün yaklaşık 5 bin kişinin istihdam edildiğini ifade etti.
Şehrin üretim birikimini ve savunma sanayisindeki gelişimini anlatan Atalay, bu alanın Kırıkkale’nin geleceği açısından taşıdığı öneme değindi. Konuşmasında sanayi yatırımları ve istihdam, şehrin gelişimiyle birlikte ele alınan başlıklar arasında yer aldı.
Nur Camii’nden Kızılırmak’a: Atalay’ın gündeminde Kırıkkale’nin geleceği var
Konuşmasında Nur Camii’nin yapımına özel bir yer ayıran Atalay, şehrin geleceğine ilişkin önerilerini de paylaştı.
Meydandaki Millî Eğitim Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü binalarının yıkılarak Kaletepe ile Nur Camii arasındaki bütünlüğün sağlanması gerektiğini belirtti.
Yahşihan, Bahşılı ve Hacılar’ın il merkeziyle bütünleşmesine yönelik önerilerde bulunan Atalay, Kırıkkale’nin gelişiminin çevresindeki yerleşimlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kızılırmak ile şehir arasındaki bağın güçlendirilmesini de önemli bir hedef olarak gösteren Atalay, nehirle kent yaşamı arasındaki ilişkinin geliştirilmesine yönelik düşüncelerini aktardı.
Atalay’ın gelecek değerlendirmesinde şehir planlaması, merkezle bütünleşme ve çevredeki yerleşimlerle kurulacak ilişkiler öne çıktı. Böylece geçmişin anılarının konuşulduğu buluşmada, Kırıkkale’nin bundan sonraki gelişimine ilişkin somut öneriler de gündeme geldi.
Belediyecilik geçmişine iki ayrı dönem üzerinden baktı
Kırıkkale’nin belediyecilik geçmişini de değerlendiren Atalay, şehrin gelişiminde farklı dönemlerin ve yönetim anlayışlarının etkili olduğunu söyledi.
1960 darbesinin ardından belediye başkanlığı yapan kaymakamın icraatlarının bugün daha iyi anlaşılabildiğini ifade eden Atalay, o döneme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
2004–2024 yılları arasında görev yapan Veli Korkmaz ve Mehmet Saygılı’nın da şehrin gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirtti.
Atalay, Kırıkkale’nin değişimini anlatırken farklı dönemlerde görev yapan yöneticilerin çalışmalarına da yer verdi. Üniversitenin kuruluşunda olduğu gibi belediyecilik geçmişinde de şehir için emek veren isimlerin katkılarını hatırlattı.
Kırıkkale’nin dününü ve bugününü aynı masada buluşturdu
Beşir Atalay’ın anlatımları, Kırıkkale’nin geçmişinden bugüne uzanan süreçte görev üstlenmiş çok sayıda ismi aynı buluşmada bir araya getirdi.
Programa Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim, Milletvekili Mustafa Kaplan, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Varlı, eski Sanayi Bakanı Nihat Ergün, eski MKE Genel Müdürü İzzet Artunç, eski Vali Ali Kolat, eski milletvekilleri Oğuz Kağan Köksal ve Abdurrahman Ünlü, eski İl Müftüsü Bekir Gerek, eski Belediye Başkanı Hayati Karayol ile Roketsan ve savunma sanayisi yönetiminden eski ve yeni yöneticiler katıldı.
Atalay’ın konuşmasının ardından söz alan katılımcılar, kendi görev dönemlerine ilişkin anılarını ve Kırıkkale için yürütülen çalışmaları paylaştı. Katılımcılar, şehre katkılarından dolayı Atalay’a teşekkür etti.
Farklı dönemlerde aynı şehir için sorumluluk üstlenen isimlerin anlatımları, Atalay’ın kitaplarında yer verdiği tanıklıkları tamamladı. Üniversitenin kuruluşundan kamu yönetimine ve sanayiye uzanan hatıralar, Kırıkkale’nin yakın tarihini farklı yönleriyle yeniden gündeme taşıdı.
66 yıllık hikâyenin merkezinde yine Kırıkkale vardı
1960’ta bir lise öğrencisi olarak başlayan Kırıkkale hikâyesi, 66 yıl sonra şehrin geçmişini, dönüşümünü ve geleceğini ele alan bir buluşmada yeniden anlatıldı.
Atalay’ın hayatında Kırıkkale; eğitim aldığı, akademik çalışmalarına konu ettiği, üniversitesinin kuruluşunda sorumluluk üstlendiği ve farklı kamu görevlerinde gelişimine katkı sunmak için çalıştığını anlattığı bir şehir olarak yer aldı.
Öğrencilikten kurucu rektörlüğe, akademik araştırmalardan devlet yönetimine uzanan bu yolculuk, Atalay’ın şehirle kurduğu bağın farklı dönemlerini bir araya getirdi. Geleceğe ilişkin önerileri ise bu bağın bugün de sürdüğünü gösterdi.
Atalay’ın tanıklıkları ve birlikte çalıştığı isimlerin anlattıkları, Kırıkkale’nin tarihinin yaşanan olaylarla birlikte, bu olaylarda sorumluluk üstlenen insanların hafızasında da taşındığını ortaya koydu.












