Kırıkkale Kendi Tarihini Unutuyor!
Geçtiğimiz yazımda şehrimizi yönetenlere, siyasilere ve Kırıkkale’nin önde gelen kurumlarına bir soru sormuştum:
“17 Ağustos’ta Kırıkkale’nin il oluşunun 37. yılı için bir etkinliğiniz var mı?”
Aslında açık konuşayım; bir şey yapacağınızı çok da beklemiyordum.
Ama yine de sordum.
Belki birileri çıkar, “Bu şehir 37 yaşına giriyor, gelin bunu Kırıkkale’ye yakışır şekilde kutlayalım” der diye düşündüm.
Sonuç ortada.
Ne doğru dürüst bir organizasyon var, ne bir sempozyum, ne bir kültür-sanat etkinliği, ne de Kırıkkale’nin il oluş sürecini anlatacak kapsamlı bir program…
Koca bir tarih, sessiz sedasız geçip gidiyor.
17 Ağustos 1989…
Kırıkkale’nin il oluş sürecinin resmiyet kazanması açısından şehrimiz için son derece önemli bir tarih.
Peki biz bu tarihi ne kadar hatırlıyoruz?
Bugün Kırıkkale’de 17 Ağustos’un izlerini taşıyan isimlere bakın.
17 Ağustos Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi…
Başpınar 17 Ağustos Stadyumu…
17 Ağustos Spor Salonu…
Yani bu şehrin hafızasında 17 Ağustos’un izleri var.
Bir dönem bu tarihlerde çeşitli etkinlikler yapılır, şehirde bir hareketlilik yaşanırdı.
Peki şimdi?
Neredeyse hiçbir şey yok.
Şehrin il oluşunun 37. yılı geliyor ama Kırıkkale’nin kültür ve sanat hayatında bunun karşılığı yok.
Sonra çıkıp “Kırıkkale’de kültür-sanat neden gelişmiyor?” diye soruyoruz.
Nasıl gelişsin?
Şehrin kendi tarihini hatırlamıyoruz ki!
Bir şehir sadece yol, kaldırım, bina ve asfaltla yönetilmez.
Şehir dediğiniz şeyin bir hafızası vardır.
Bir geçmişi, bir hikâyesi, bir kültürü, bir kimliği vardır.
Bunları yaşatmazsanız, yeni nesil kendi şehrinin hikâyesini nereden bilecek?
Bugün Kırıkkale’nin il oluşunun 37. yılı için yapılacak bir sempozyumda Kırıkkale’nin il olma süreci konuşulabilir, dönemin tanıkları dinlenebilir, eski fotoğraflar sergilenebilir, gençlere yönelik programlar hazırlanabilir, konserler ve kültür etkinlikleri düzenlenebilir.
Bunların hiçbiri imkânsız değil.
Mesele para da değil.
Mesele biraz niyet, biraz vizyon ve biraz da şehre sahip çıkma duygusu.
Ben buradan bir kez daha soruyorum.
Sayın Vali Hüseyin Engin Sarıibrahim…
Sayın Milletvekilleri Mustafa Kaplan ve Halil Öztürk…
Sayın Belediye Başkanı Ahmet Önal…
AK Parti İl Başkanı Engin Pehlivanlı…
CHP İl Başkanı Mustafa Demirel…
MHP İl Başkanı Mekki Varol…
Yeni Parti İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ…
İYİ Parti İl Başkanı Tolga Tanrıverdi…
Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Varlı…
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Osman Cebeci…
Ve Kırıkkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü…
Şimdi soruyorum:
Kırıkkale’nin il oluşunun 37. yılı için neden bir programınız yok?
Neden bu şehir kendi tarihini anmıyor?
Neden 17 Ağustos gibi Kırıkkale açısından önemli bir tarih, takvimde sıradan bir gün gibi geçip gidiyor?
Geçen yazımda sordum.
“Etkinlik var mı?” dedim.
Cevap alamadık.
Daha doğrusu cevap zaten ortada.
MALESEF YOK!
Ben zaten yapılacağını çok da düşünmüyordum.
Ama yine de bir soralım dedim.
Belki birileri utanır, belki birileri harekete geçer, belki birileri “Bu şehir bizim” der diye…
Olmadı.
Kırıkkale’nin il oluşunun 37. yılına birkaç gün kala şehir yine sessiz.
Bürokratlar günü dolduruyor.
Siyasiler kendi gündemleriyle meşgul.
Kurumlar rutin işlerine devam ediyor.
Kırıkkale’nin kültürü, tarihi ve şehir hafızası ise sahipsiz bırakılıyor.
Sonra da hep birlikte “Kırıkkale neden marka şehir olamıyor?” diye düşünüyoruz.
Olmaz.
Kendi geçmişine sahip çıkmayan şehir, geleceğini de kuramaz.
17 Ağustos Kırıkkale için sadece bir tarih değildir.
Bu şehrin il oluşunun, kendi kimliğini kazanmasının ve tarihindeki önemli dönüm noktalarından birinin simgesidir.
yıl olmuş.
Kutlamak, anlatmak, hatırlatmak çok mu zor?
Değil.
Ama belli ki Kırıkkale’de artık şehir hafızasını ayakta tutacak birileri gerekiyor.
Ve görünen o ki, biz daha çok uzun süre “Ne zaman bir şey yapılacak?” diye sormaya devam edeceğiz.
Çünkü bu şehirde sorun etkinlik yapacak imkânın olmaması değil.
Sorun, yapmak isteyenin olmaması.
Ragıp Cihat Mencet
Haber71.net ve Kent Gazetesi İmtiyaz Sahibi











