Dünya MKE’nin Kapısını Çalıyor: Bunun Bir Sebebi Var, Adı İlhami Keleş
Bazı kapıları para çalar.
Bazı kapıları siyaset çalar.
Bazı kapıları ise güç çalar.
MKE’nin kapısını son yıllarda çalan ise bambaşka bir şey:
Generaller…
Hava kuvvetleri komutanları…
NATO heyetleri…
Savunma sanayiinin karar vericileri…
Birbiri ardına geliyorlar. Aynı koridorlardan geçiyor, aynı sunumları dinliyor ve çoğu zaman aynı isimle aynı masada buluşuyorlar:
İlhami Keleş.
Peki bu bir tesadüf mü?
Savunma sanayiinde tesadüflerin ömrü uzun olmaz.
Hele ki dünyanın en rekabetçi sektörlerinden birinde hiç olmaz.
Bir İnsan Bir Kurumu Değiştirebilir mi?
Türkiye’nin en köklü kurumlarından birinden söz ediyoruz.
Yüzlerce yıllık geçmişi olan, devlet refleksiyle hareket eden, değişimi kolay kabul etmeyen devasa bir yapı…
Böylesi kurumlarda alışkanlık en güçlü kalkandır.
Ama bazen bir isim çıkar ve o kalkana yeni bir yön verir.
İlhami Keleş’in MKE Genel Müdürlüğü görevine gelmesinin ardından kurumun uluslararası görünürlüğündeki artış dikkat çekiyor.
Bu yalnızca üretim rakamlarıyla açıklanabilecek bir durum değil.
Bu aynı zamanda ilişki yönetimi, savunma diplomasisi ve uluslararası güven inşasının sonucu.
Topçu Subayından Savunma Diplomasisine
Kara Harp Okulu mezunu bir topçu subayı…
Hava savunmasının kritik projelerinde görev almış bir isim…
HERİKKS’ten KALKAN Radarına, NATO projelerinden savunma teknolojilerine uzanan geniş bir tecrübe…
Sonrasında ise savunma sanayiinin sivil tarafında yeni bir hikâye.
Birçok kişinin emeklilik dediği yerde, Keleş için yeni bir maraton başladı.
SAHA İstanbul’un büyüme sürecinde üstlendiği görevler, uluslararası savunma fuarlarının yükselişi ve Türkiye’nin savunma ekosisteminin küresel ölçekte daha görünür hale gelmesi bu dönemin önemli başlıkları arasında yer aldı.
Belki de bugün MKE’nin kapısını çalan dünya, aslında uzun süredir İlhami Keleş’in kurduğu ilişkiler ağının kapısını çalıyordu.
Sadece artık o kapının üzerinde MKE tabelası bulunuyor.

”Romanya Ziyareti Bir Fotoğraftan Fazlasıydı”
Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı’nın başkanlığındaki heyetin MKE ziyareti sıradan bir protokol buluşması olarak okunmamalı.
Masada sadece ürünler yoktu.
Ortak projeler konuşuldu.
Yeni iş birlikleri değerlendirildi.
Savunma teknolojileri incelendi.
Karadeniz’in değişen güvenlik dengeleri içerisinde yeni fırsatlar tartışıldı.
Bazen bir fotoğraf karesi, sayfalarca rapordan daha fazla şey anlatır.
O fotoğraflar da tam olarak bunu anlatıyordu.
Yönetici Olmak Başka, İz Bırakmak Başka
Savunma sanayiinde yöneticiler genel olarak ikiye ayrılır.
Bir kısmı mevcut düzeni yönetir.
Bir kısmı ise kurumların yönünü belirler.
Bugün MKE’nin uluslararası görünürlüğüne, diplomasi trafiğine ve yabancı heyetlerin ilgisine bakıldığında İlhami Keleş’in ikinci grupta değerlendirildiğini söyleyenlerin sayısı az değil.
Çünkü bazen bir insanın özgeçmişi etkileyicidir.
Bazen de ortaya koyduğu sonuçlar konuşur.
Savunma sanayiinde asıl referans ise çoğu zaman budur.
Bir kurumun kapısını dünyanın çalması kolay değildir.
Bunun için sadece ürün yetmez.
Sadece teknoloji yetmez.
Sadece tarih de yetmez.
Bazen vizyon gerekir.
Bazen güven gerekir.
Bazen de doğru zamanda doğru masada oturabilen insanlar gerekir.
Bugün MKE’nin kapısı çalınıyorsa, bunun arkasında yalnızca bir kurumun üretim gücü değil, aynı zamanda o gücü dünyaya anlatabilen bir yönetim anlayışı da vardır.
Ve görünen o ki o kapı daha uzun yıllar çalınmaya devam edecek.
Çünkü artık o kapının arkasında sadece bir fabrika değil;
bir vizyon, bir ilişki ağı ve Türk savunma sanayiinin küresel yolculuğuna eşlik eden bir isim bulunuyor: İlhami Keleş.
Ragıp Cihat Mencet
Haber71.net İmtiyaz Sahibi











