Her şehrin yetiştirdiği önemli isimler vardır. Kimi doğduğu yeri unutur, kimi ise yükseldikçe memleketine daha sıkı sarılır.
Kırıkkale’nin bağrından çıkan iki büyük isim, Sadettin Saran ile Recep Uzelli, işte ikinci grupta yer alan, başarılarını memleket sevgisiyle taçlandıran iki kıymetli hemşehrimizdir.
Bugün biri dünya spor kamuoyunun yakından tanıdığı Fenerbahçe kulüp başkanı, diğeri Fenerbahçe kulüp başkan vekili ve Türkiye’nin saygın iş insanları arasında yer alan güçlü bir iş insanı… Ama onları bizim için asıl kıymetli yapan şey; Kırıkkale’den hiç kopmamış olmalarıdır.
Bakın dikkat edin…
Bu iki isim Kırıkkale’de ticaret yapmıyor.
Bir kazanç peşinde değiller.
Bir rant hesapları yok.
Şehirden beklentileri de yok.
Onların bu şehirde sadece ata toprağı, dede mirası ve bitmeyen memleket sevdası var.
İşte tam da bu yüzden yaptıkları her hizmet çok daha anlamlı.
Kimi zaman okul yaptırdılar, kimi zaman spor salonu kazandırdılar. Sosyal faaliyetlerin içinde oldular, gençlerin yanında durdular, ihtiyaç duyulan her noktada maddi manevi desteklerini esirgemediler. Bunu yaparken tek amaçları vardı:
Kırıkkale kazansın.
Abi diye hitap ettiğim her iki ismi de çok yakından tanıyan biri olarak gönül rahatlığıyla söylüyorum; onların kalbinde taşıdığı şehir sevgisi tartışılmaz. Bulundukları her ortamda Kırıkkale’nin adını gururla anıyor, Kırıkkaleli olduklarını özellikle vurguluyorlar.
Hatta yıllardır Türkiye’nin birçok yerinde yaşadığımız o klasik karışıklığı bile neredeyse bitirdiler.
Eskiden “Kırıkkale mi, Kırklareli mi?” diye soranlar, bugün artık bu şehri daha net tanıyor. Çünkü bu iki isim, her platformda memleketlerini güçlü şekilde temsil ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Sadettin Saran’ın yaptırmış olduğu spor salonu açılışı sonrası, kıymetli büyüğümüz Recep Uzelli’nin ev sahipliğinde Yıldırım Et Restoranı’nda Fenerbahçe yönetim kurulu üyelerinin tam kadro katıldığı yemek, Kırıkkale adına adeta bir güç gösterisiydi.
Ve o gece verilen söz, şehrimiz adına tarihi bir cümleydi:
“Fenerbahçe şampiyon olursa kutlama Kırıkkale’de yapılacak.”
Şimdi soruyorum:
Türkiye’de kaç şehir böyle bir organizasyona ev sahipliği yapma ihtimaliyle gündeme gelir?
Bu sadece bir spor kutlaması değildir.
Bu, Kırıkkale’nin marka değerine katkıdır.
Bu, şehrin adının Türkiye gündemine taşınmasıdır.
Bu, memleket sevgisinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
O yüzden açık konuşalım:
Kırıkkale, kendi evlatlarının kıymetini bilmeli.
Sadettin Saran ve Recep Uzelli gibi isimler kolay yetişmiyor.
Bulundukları her makamda bu şehrin adını taşıyan, hiçbir çıkar beklemeden memleketine yatırım yapan bu iki değere sahip çıkmak artık hepimizin görevidir.
Çünkü bazı insanlar sadece başarılı olmaz…
Doğduğu şehri de başarı hikâyesinin bir parçası yapar.
Sadettin Saran ve Recep Uzelli, işte tam olarak bunu yapıyor.











