Türkiye genelinde kuyumcu piyasasını alarma geçiren “Suriye altını” iddiaları, Kırıkkale’de de huzursuzluk yarattı. Darphane dışı üretildiği, ayarının düşürüldüğü ve neredeyse gerçek çeyrek altınla birebir benzerlik taşıdığı öne sürülen bu altınlar, kentte altın alım-satımı yapan vatandaşların kafasını karıştırdı.
KIRIKKALE’DE TANSİYON YÜKSELİYOR !
Kuyumcular arasında “Suriye altını” olarak bilinen bu ürünler, resmi Darphane basımı değil. İddialara göre piyasada basılıyor, 22 ayar olması gereken çeyrekler 20 ya da 21 ayar olarak dolaşıma sokuluyor. Çapı, ağırlığı ve rengi gerçek çeyrek altına o kadar yakın ki, çoğu zaman ilk bakışta ayırt edilmesi mümkün olmuyor. Bu da özellikle düğünlerde, elden yapılan alışverişlerde ve yatırım amaçlı alımlarda ciddi bir risk oluşturuyor.
Kırıkkale’de şu ana kadar “Suriye altını ele geçirildi” şeklinde resmi bir açıklama yapılmış değil. Ancak uzmanlar, Türkiye’nin farklı illerinde konuşulan bu tür altınların her an her piyasaya girebileceğine dikkat çekiyor. Bu belirsizlik, kentte “Bize de geldi mi?” sorusunu giderek daha yüksek sesle sorduruyor.
EN BÜYÜK TEHLİKE SONRADAN ORTAYA ÇIKIYOR
Gerilimi artıran asıl nokta ise bu altınların satın alındıktan sonra fark edilmesi. “Suriye altını” olduğu anlaşılan çeyreklerin, birçok kuyumcu tarafından geri alınmadığı belirtiliyor. Kuyumcular bu altınları ancak mihenk taşı testi ve tecrübeyle ayırt edebildiklerini ifade ederken, sıradan vatandaş için riskin çok daha büyük olduğuna dikkat çekiyor.Sektör temsilcileri ve uzmanlar, Kırıkkale’deki vatandaşlara net bir uyarıda bulunuyor:
Güvenilir kuyumcudan şaşmayın, Darphane damgası ve fatura olmadan altın almayın. Aksi halde parlak görünen bir çeyrek, sessiz bir zarara dönüşebilir.













